Alaaddin Başar | Yazar, Akademisyen (Prof.Dr), Mütefekkir
Nis 15, 2014 - Makaleler    Yorum Yok

Fotoğraflar

Nis 12, 2014 - Makaleler    Yorum Yok

Kul hakkının manevi boyutu

kul hakkıİnsan her şeyden önce kuldur; âlemlerin Rabbinin kulu. Bedenini bütün bir kainattan ince ölçülerle süzüp yaratan, ruhunu ise doğrudan yaratıp o bedene sultan eden Allah’ın kulu. Bu kul, O’nun eseridir, O’nun mülküdür, O’nun isimlerine en güzel bir aynadır.

Ve bu kul, bu mükemmel aynayı hassasiyetle korumaya mecburdur. O aynaya kendisi de zarar veremez, başkaları da.

İşte kul hakkı, Allah’ın ahsen-i takvimde yarattığı bu en mükemmel aynanın hukukunu koruma mükellefiyetidir.

Bu hukuk ikiye ayrılıyor:  Maddî ve manevî hukuk-u ibad. Devamını Oku »

Mar 31, 2014 - Makaleler    Yorum Yok

Varlığımızı hikmet dairesinde değerlendirebiliyor muyuz?

yildiz_cicegi

Hikmet ve kudret hem dünyada hem de ahirette birlikte tecelli ederler. Yani, Allah’ın kudretiyle yaratılan her şey hikmet üzere yaratılır. Bununla birlikte, dünyada hikmet daha çok nazara çarpar, ahirette ise kudretin azameti ön plana çıkar.

Bir örnek verelim:

Yıldızlar da güzeldir, çiçekler de. Ancak, yıldızları seyrettiğimizde güzellikten çok haşmet ve azamet manaları kalbimize hakim olur. Çiçekleri seyrettiğimizde ise onlardaki cemal tecellilerine hayran oluruz.
Devamını Oku »

Mar 22, 2014 - Makaleler    Yorum Yok

Sebepler Zinciri

chain

Bu hikmet dünyasında her şey bir sebebe bağlanmış… İnsanın yaratılışına da anne ve baba birer sebep… İnsan doğrudan ve melekler gibi mükemmel şekliyle yaratılsaydı imtihana tabi tutulmaz, onlar gibi sabit makamlı kalırdı. O zaman, anne-baba ve akraba kavramları da olmazdı.

Öte yandan, beden, son şekliyle, mükemmel olarak yaratılsaydı da ruhun terakki ve kemali insanın cüzi iradesine bırakılsaydı, o zaman dünyamız otuz-kırk yaşında, henüz konuşma bilmeyen büyük çocuklarla dolacaktı. Onların terbiye ve tekâmülleri de zaman alacağından, ancak atmış-yetmiş yaşlarında belli bir meslek sahibi olacaklardı. Devamını Oku »

Mar 15, 2014 - Dördüncü Sır    Yorum Yok

Neden ben değil de biz diyoruz?

Cemaat - kıyam “İyyake na’büdü ve iyyake nestain”de; “biz yalnız sana ibadet ederiz ve ancak senden yardım dileriz.” ifadesinde neden çoğul kipi kullanılmıştır?

Bu konuda risalelerde müstakil bir bahis vardır.

Özet olarak:

İnsan tek başına da namaz kılsa, “na’büdü, nestein” (ibadet ederiz, yardım dileriz) derken bütün müminleri kastedebilir. Devamını Oku »

Mar 10, 2014 - Bir Kader Sohbeti    Yorum Yok

Tevekkülün temelinde iman yatar

136Murat, derin bir nefes aldı ve konuşmasını şöyle sürdürdü:

— Değil tasavvufla, namazla oruçla bile alâkası olmayan bu adamların büyük evliyalardan bu konuda nakiller yapmalarına önceleri çok hayret ediyordum. Daha sonra anladım ki, onlar bu büyük zatların eserlerini hiç okumuş değiller; Bütün yaptıkları İslâm aleyhinde yazmayı meslek edinmiş bir takım odakların fikirlerini bana aktarmaları. Bütün bilgi hazineleri okudukları bir iki kitap ve takip ettikleri bir iki köşe yazarı.

Haklısın diye tasdik etti Arif Bey:

— Beni de en çok üzen, dedi, toplumumuzda okuma alışkanlığının oldukça azalmış olması. Herkes hazır lokma peşinde. Araştırmacı sayımız oldukça düşük. Devamını Oku »

Mar 10, 2014 - Namaza Çıkan Yollar    Yorum Yok

İbadete engel olan şeyler

namazSalim bey Öndere dönerek  “Şimdi sorularınızı alabilirim.” dedi.

“Öncelikle şu iki soruyu sorayım:

Bazı kişilerin namaza başladıktan bir müddet sonra namazı tekrar bıraktığına şahit oluyoruz. Bunlar sizin anlattığınız manada bir namaz kılıyor idiyseler sonradan niçin bıraktılar?

Bunu nasıl açıklarsınız?

İkinci sorum:

Günümüzde namaz kılmayanların bu kadar yaygınlaşmasını nasıl yorumlarsınız?” Devamını Oku »

Dört isim

Allah cc

“Sâni-i Zülcelâl, hem evveldir, hem âhir, hem zâhirdir, hem bâtın.”

Mesnevî-i Nuriye

Kur’an-ı Kerim’de Esma-i Hüsna’dan Evvel ve Âhir, Zâhir ve Bâtın isimleri birlikte beyan edilir.

Evvel ismi bize ezeliyet dersi verirken, Âhir ismi nazarımızı ebediyete çevirir ve sonunda O’na rücu edeceğimizi ihtar eder. Zâhir isminden, şu kâinatı yaratan zâtın varlığı şu âlemden daha açık ve seçik olarak aklımıza görünürken, Bâtın isminden O’nun kudsî mahiyetini anlamaktan âciz olduğumuzu ders alırız. Devamını Oku »

Mar 6, 2014 - Makaleler    Yorum Yok

Aklı başında olan insan

Aklı başındaElimde Nur Külliyatından Mesnevî-i Nuriye var. Defalarca okuduğum bir cümle farklı bir çehreyle yeniden karşıma çıktı:

“Aklı başında olan insan, ne dünya umûrundan kazandığına mesrur ve ne de kaybettiği şeye mahzun olmaz.”

Önceleri bu cümleyi Üstat Hazretlerinin çok uzaklardaki bir insana seslenişi gibi hayal etmiş ve kendimi unutarak hep başkaları namına okumuş veya dinlemiştim. Nitekim, ölümle ilgili konuları okurken de kendimi limanda demir atmış bir gemi gibi vehmedip, ölüm yolcusu başka insanları hayal etmişimdir.

Ama bu defa, içimden gelen bir sesin ikazıyla cümlenin sonundaki noktada duraklıyor, bir süre düşünüyor ve cümleyi tekrar okuyorum: Devamını Oku »

Mar 4, 2014 - Makaleler    Yorum Yok

Tarafsızlık Güzel mi?

yollar
Tarafsızlık güzeldir, ama her zaman ve her yerde değil.

Âdil hüküm vermede, bilirkişi raporu hazırlamada, adayları imtihan etmekte tarafsızlık esastır.

Ancak tarafsız düşünmenin yahut davranmanın çok yanlış ve çirkin olduğu konular da az değildir. Başta imanî meseleler olmak üzere birçok sahada tarafsız düşünmek, menfiden yana olmayı netice verir. Devamını Oku »

Sayfalar:1234567...20»