Bir Kader Sohbeti – 1. Bölüm | Alaaddin Başar
Şub 10, 2012 - Bir Kader Sohbeti    Yorum Yok

Bir Kader Sohbeti – 1. Bölüm

Bir Kader SohbetiSedirin üzerinde bir o tarafa, bir bu tarafa dönüyor, elini bazen başının altına koyuyor, bazen aşağı sarkıtıyordu. İç âlemi karmakarışıktı. Hâlâ o tartışmanın tesiri altındaydı.

“Tekin’leri niçin susturamadım?” diye kızdı kendi kendine. “Sorularını ağızlarına öyle bir tıkamalıydım ki! Gerçi beni dinlemeye de pek niyetli değildiler ya!.. İkisi iki yandan durmadan konuştular. Kantin kalabalık, her kafadan bir ses çıkıyor! Konuşamadık ki, âdeta bağrıştık! Olsun, yine de bir şeyler söyleyebilirdim!”

Daha fazla yatamadı. Âni bir hamleyle sedirden fırladı. Huzursuzluğu iyiden iyiye artmıştı. Pencereye doğru ilerledi. Dışarısını seyre koyuldu. Aklı hep o tartışmadaydı. Ne yapsa, unutamıyordu bir türlü.

Yine söylenmeye başladı:

“Ne olacak, kitap okuduğum yok ki! Elin oğlu gelir, bir soru sorar, çık işin içinden”

Odada birkaç tur attıktan sonra, somyanın köşesine ilişti. Sağ yumruğunu sol eli içine aldı. Olanca gücüyle sıktı, sıktı, sıktı… Sonra alnını titrek ellerine dayayıp uzun uzun düşündü. Günün yorgunluğu ve tartışmanın tesiriyle kafası hala zonkluyordu. Mutlaka bir çıkış yolu bulmalıydı.

Birden bir ümit ışığı belirdi içinde:

— Tamam! dedi, Arif Beye telefon açacağım! Bayramda ağabeyimi ziyarete gelmişti. Geç saatlere kadar sohbet etmişlerdi. Çok bilgili bir insan. Hem, karşısındakini dinlemeyi de biliyor. Tamam, tamam! Ona telefon açmalıyım!

Ağabeyinin odasına geçti. Özel rehberden Arif Beyin telefonunu buldu:

— Alo! Arif Beyle mi görüşüyorum?

— Evet efendim, buyurun.

— Arif ağabey! Ben Çetin. Hüseyin Beyin küçük kardeşi. Hani bayramda tanışmıştık.

— Tamam Çetin, hatırladım. Hayırdır inşallah!

— Fakültede bazı arkadaşlarla bir tartışmamız oldu da… Size bazı sorularım olacak. Bilmem telefonda mı arz etsem?

Arif Bey:

— Konu ne? diye sordu.

— Kader, diye cevap verdi Çetin.

Arif Bey candan bir sesle:

— Çetinciğim, dedi, Sorularını bilmiyorum ama, sanırım bu konuyu telefonda halledemeyiz. İstersen adresi vereyim bize gel.

— Hayır, hayır… Evde rahatsız etmek istemem. Eğer çarşıya çıkarsanız, bir pastanede buluşabiliriz.

Arif Bey:

— Pastaneye pek gitmem. Ama senin için gelirim. Zaten çarşıya inecektim. Yemeğimi yiyip çıkabilirim.

— Nasıl buluşalım?

— Sen söyle, Çetin.

— Dokuzda Lâle Pastanesi’ne gelebilir misiniz?

— İnşallah.

— Çok teşekkür ederim ağabey.



Yorum Bırakın