Bütün insanlar güneşe göz kapasalar güneşin ışığında bir azalma olmaz | Alaaddin Başar
May 14, 2013 - Namaza Çıkan Yollar    Yorum Yok

Bütün insanlar güneşe göz kapasalar güneşin ışığında bir azalma olmaz

sun“Hayvaniyetten çık,, cismaniyeti bırak, kalb ve ruhun derece-i hayatına gir.   Tevehhüm ettiğin dünyan daha geniş bir daire-i hayat, bir alem-i nur bulursun. İşte o alemin anahtarı marifetullah ve vahdaniyet sırlarını ifade eden “Lâ ilahe illallah”  kelime-i kudsiyesiyle kalbi söylettirmek, ruhu işlettirmektir.” 

Peygamber Efendimiz (asm.) “Dünya ahiretin tarlasıdır.” buyuruyor. Bu dünya tarlasında kim ne ekerse Allah ona o cinsten mahsul veriyor. Bunların kârı da insanlar için, zararları da. Aynı şekilde, insanlar bu dünyada imanlarıyla, salih amelleriyle, güzel ahlaklarıyla manevi çiçekler ektikleri gibi, küfürleriyle, isyanlarıyla, kötü ahlaklarıyla da yine manevi dikenler ekmiş oluyorlar. Bu manevi ekimlerim mahsulleri ahirette kendini gösterecek. Bu mahsullerin de kârı ve zararı yine insanlar için.

Bir sohbette şöyle bir örnek verilmişti:

Bütün insanlar gözlerini açsa ve gündüz nimetinden faydalansalar güneşin ışığında bir artma olmayacağı gibi, bütün insanlar güneşe göz kapasalar onun ışığında bir azalma olmaz. Onun ışığı ne ise odur.

Bu örnek, “İslamiyet güneş gibidir, üflemekle sönmez. Gündüz gibidir, göz yummakla geçe olmaz.” cümlelerinin açıklaması  yapılırken söylenmişti.

Sohbeti dinleyenlerden birisi araya girerek şu güzel örneği vermişti:

İlim de öyle değil mi? Bir ilmi bütün insanlar takdir etseler, yahut inkâr etseler, o ilmin aslî değerinde ne bir artma olur ne de azalma.

Ve devam etmişti:

Ahlâk da öyledir. Onun bir değeri vardır. Bütün insanlar ahlâklı da olsalar, ahlaksız da olsalar onun değeri ne artar, ne azalır.”

Yılmaz bey,“Gerçekten de öyle!” dedi ve arkadaşlarına dönerek,

“Bilmem siz ne dersiniz?” diye sordu.

“Doğrusunu istersen,” dedi Güngör, ben böyle bir sohbetle karşılaşacağımı hiç tahmin etmemiştim. Namaz kılmamız için bize baskı yapılacağını, cehennemdeki çok çeşitli azaplarla tehdit edileceğimizi sanmıştım. Ve açık söyleyeyim, ona göre hazırlıklı gelmiştim. Münakaşayı en ileri dozuyla yapmak için adeta bilenmiştim. Fakat beyefendinin, gerek kendi bilgilerinden gerek başka kişilerden yahut kitaplardan aktardığı fikirler, öyle sert tartışmalar yapılacak cinsten değil.

Ben söylenenlere aynen katılmakla birlikte aklıma takılan bazı soruları da sormadan edemeyeceğim.

Biraz durakladı:

“Sorularımda tek hedefim konunun aslını öğrenmek olacak; tartışmak, galip gelmek ve namaz kılmama adına bir zafer kazanmak değil.

“Teşekkür ederim,” dedi Salim bey, size faydalı olabilirsem çok sevinirim. “Fakat,” dedi, “Affedersiniz, sohbete dalınca ikramı unuttum. Çay, meyve suyu, dondurma… Hangisini  almak istersiniz?”

Ardından hemen kendi teklifini yaptı: “Bu sıcak havada dondurma iyi gider.”

Üçü de dondurma da birleştiler. Salim bey zile basarak görevliyi çağırdı herkes kendi zevkine göre siparişini verdi.



Yorum Bırakın