Bütün mahlukatın insanın etrafına inayetle toplanması ve hacetlerimize lebbeyk demeleri, her bir makam sahibine göre ayrı ayrımıdır? | Alaaddin Başar
Haz 11, 2012 - Üçüncü Sır    Yorum Yok

Bütün mahlukatın insanın etrafına inayetle toplanması ve hacetlerimize lebbeyk demeleri, her bir makam sahibine göre ayrı ayrımıdır?

“ … hilkat-i âlemde görüyoruz ki; mevcudat-ı âlem bir daire tarzında teşkil edilip, içinde nokta-i merkeziye olarak hayat halkedilmiş. Bütün mevcudat hayata bakar, hayata hizmet eder, hayatın levazımatını yetiştirir. Demek kâinatı halkeden zât, ondan o hayatı intihab ediyor. Sonra görüyoruz ki; zîhayat âlemlerini bir daire suretinde icad edip, insanı nokta-i merkeziyede bırakıyor. Âdeta zîhayatlardan maksud olan gayeler onda temerküz ediyor; bütün zîhayatı onun etrafına toplayıp, ona hizmetkâr ve müsahhar ediyor, onu onlara hâkim ediyor. Demek Hâlık-ı Zülcelal, zîhayatlar içinde insanı intihab ediyor, âlemde onu irade ve ihtiyar ediyor. (Mektubat)

 Bütün mahlukatın insanın etrafına toplanmasından maksat, insanın hizmetine verilmeleri, onun menfaatine göre vaziyet almaları, ona en faydalı olacak özelliklerle donatılmalarıdır. Bir dairenin çevresindeki bütün noktaların merkeze bakmaları gibi, bu kâinattaki  bütün eşya da bir manada insana bakmaktadır.

Sadece bir tek örnek verelim:

Güneşin insana hizmet etmesi için şu bildiğimiz özelliklere sahip olması, büyüklüğünün dünyayı etrafında gezdirecek kadar bir cazibe doğurabilmesi, ışığının dünyaya yaklaşık sekiz dakikada gelmesi, dünyaya o kadar uzaklıkta durması gerekiyor. Güneş insanı tanımadığına, ona nasıl faydalı olacağını bilemediğine göre onun şu hazır haline sahip olması ancak inayetle açıklanabilir. Yani, Allah’ın insanlara bir lütfu olarak, güneş o özelliklerle donatılmış ve insanın hizmetine verilmiştir.

Güneşin ışığına portakalın C vitaminini, arının balını, koyunun sütünü, atmosferin kalınlığını, taşıdığı gazları, dünyanın süratini ve eğimini kıyas edebiliriz. Bütün bunlar, İlahi inayeti apaçık gösterirler. Bu umumi inayet insan nevinin bütün fertleri için geçerlidir. Ayrıca bazı özel kişilere, İlahi ikram olarak ihsan edilen nimetler, imkânlar, başarılar da inayet kavramı içinde değerlendirilirler. Ancak, bunlar genel değil özeldirler.



Yorum Bırakın