Esma-ül Hüsna | Alaaddin Başar
Esma-ül Hüsna için Arşiv"
Ara 19, 2012 - Esma-ül Hüsna    2 Yorum

EL-HÂLIK / EL-BÂRİ

12-EL-HALIK

Hâlık: “Eşyayı bir takdir ve ölçü ile yaratan; yoktan var eden.”

Bâri’: “Eşyayı muhtelif şekiller ve suretlerle birbirinden
mümtaz surette yaratan.”

“Her varlığı, bir misali olmaksızın var eden.”

“O Allah ki, Hâlık’tır, Bâri’dir, Musavvir’dir. En güzel isimler O’nundur.” (Haşr, 59/24)

Bütün varlık âlemi bu iki ismin tecellileriyle doludur. Bir vişne çekirdeğinde vişne ağacının, kiraz çekirdeğinde de kiraz ağacının planını yerleştirmek bir takdir işidir, bir ilim eseridir ve o çekirdeklerin böylece yaratılmış olmaları Hâlık ismini gösterir.

Bu çekirdekler, ağaç haline geldiklerinde ve meyve verdiklerinde birbirlerinden daha net biçimde ayrılırlar. İşte bu ayrılık, bu farklılaşma, bu imtiyaz Bâri’ ismini ilan eder.

Aynı türün fertleri arasında da bir imtiyaz sözkonusudur. Devamını Oku »

Ara 15, 2012 - Esma-ül Hüsna    Yorum Yok

EL-MÜTEKEBBİR

11-EL-MÜTEKEBBİR

“Büyüklüğünü her şeyde ve her hadisede gösteren.”

“Kibriya ve azamet kendisine mahsus olan.”

Her şey, nezdinde hakir bulunan.” (Gazâlî)

“O …Azîz’dir, Cebbâr’dır, Mütekebbir’dir.”( Haşr, 59/23)

Büyüklüğünü göstermekle, ‘büyüklenmek’ farklı şeylerdir. Sonsuz derecede aciz ve fakir olan insanoğlunun, büyüklenmeye kalkışması, onun hakkında kötü bir sıfat olur.

Allah, insanların anladığı mânâda büyüklenmekten münezzehtir. Zira, Kebîr, Azîm ve Aliyy ancak O’dur. Bütün varlıklarda görülen büyüklükler O’nun büyütmesiyle, yücelikler O’nun yüceltmesiyledir. O halde Mütekebbir ismini, Allah’ın büyüklüğünü ilan etmesi şeklinde anlamalı ve O’nun büyüklüğü karşısında herkesin ve her şeyin zelil, hakir, fakir ve muhtaç olduğunu bilmeliyiz.

Ahirette, bu hakikat bütün berraklığıyla görülecektir. Ama, önemli olan, bu gerçeği şu dünyada yakalamaktır.

Mütekebbir isminin bir tezahürünü Kur’ân-ı Kerîm şöyle haber veriyor.

“O gün onlar (kabirlerinden) fırlayıp çıkarlar. Allah’a karşı hiçbir şeyleri gizli değildir. (Buyrulur ki:) ‘Bu gün mülk kimindir?’ (Şöyle cevap verilir:) “Tek ve Kahhâr olan Allah’ındır.” ( Mü’min, 40/16) Devamını Oku »

Eki 29, 2012 - Esma-ül Hüsna    1 Yorum

El-CEBBAR

10-EL-CEBBAR“Mahlukatı, iradesine uymaya mecbur eden.”
“Dilediğini zorla yaptırmaya muktedir olan.”
“Yaratıkların noksanlarını düzelten, işlerini ıslah eden.”
“O, …Azîz’dir, Cebbâr’dır, Mütekebbir’dir.”(Haşr, 59/23)

Cebir, ‘seçme hakkından mahrum bırakma’ demektir ve iradenin zıddıdır.

Bu kâinat ve içindeki mahlukat, yokluktan varlığa kendi iradeleriyle değil, bir cebir ile sevk edilmişlerdir. Devamını Oku »

Tem 21, 2012 - Esma-ül Hüsna    Yorum Yok

EL-AZÎZ

El-Aziz

El-Aziz

“En üstün ve şânı en yüce olan.”
“Mağlûp edilmesi mümkün olmayan yegâne galip.”
“Allah’ı, sakın elçilerine verdiği sözden dönen sanma.
Gerçekten Allah Azîz’dir, intikam sahibidir.”
(İbrahim, 14/47)

Azîz, izzet sahibi demektir. İzzetin zıddı ise zillettir. Meselâ, acizlik bir zillettir, sonsuz kudret ise izzet makamıdır. Fakirlik de bir zillettir, mutlak Ğanî olmak, bir izzet makamıdır. Mahkûm olmak da bir zillettir. Her şeye hâkim olmak ise izzet makamıdır. Devamını Oku »

May 28, 2012 - Esma-ül Hüsna    Yorum Yok

EL-MÜHEYMİN

EL-MÜHEYMİN

EL-MÜHEYMİN

“Gözetici ve koruyucu.”

“Her şeyi murakabe ve muhafaza eden.”

“İbadetlerin sevabını eksiksiz veren”

“ O, …Selâm’dır, Mü’min’dir, Müheymin’dir.” (Haşr,59/ 23) Devamını Oku »

Mar 25, 2012 - Esma-ül Hüsna    Yorum Yok

El-Mümin

 

El-Mumin

El-Mumin

“Kendisine sığınanları emin kılan.”

“Emniyet verici.”

“Kullarını iman şerefiyle şereflendiren.”

“Peygamberlerini doğrulayıp tasdik eden.”

“O, …Selâm’dır, Mü’min’dir, Müheymin’dir.” 
(Haşr,  59/23)
Devamını Oku »

Mar 25, 2012 - Esma-ül Hüsna    Yorum Yok

Es-Selam

Es-Selam

Es-Selam

“Zâtı kusurdan, sıfatları noksanlıktan ve fiilleri şerden sâlim olan.”(İmam Gazâlî)

“Mahlukatını her türlü tehlikelerden selâmete erdiren.”

“Cennetteki kullarına selâm eden.”

“O Allah ki, O’ndan başka ilâh yoktur. Melik’tir; Kuddûs’tur; Selâm’dır…” (Haşr, 59/23) Devamını Oku »

Oca 29, 2012 - Esma-ül Hüsna    Yorum Yok

El-Kuddûs

El-Kuddüs

El-Kuddüs

“Zâtında, sıfatında, fiillerinde, isimlerinde, hükümlerinde her türlü lekeden, eksiklikten çok uzak, pek temiz.”

“Her şaibeden münezzeh, çok temiz ve pak olan.”

“Göklerdekiler ve yerdekiler, Melîk, Kuddûs, Azîz ve Hakîm olan Allah’ı tesbih ederler.” (Cum’a sûresi, 62/1) Devamını Oku »

Oca 14, 2012 - Esma-ül Hüsna    Yorum Yok

El-Melik

El-Melik

El-Melik

“Bütün varlıkların sahibi, tek hükümdarı.”

“Bütün âlemlerin mutlak ve tek sultanı.”

“De ki: İnsanların Rabbine sığınırım; insanların melikine,
insanların (gerçek) ilâhına…”
( Nâs sûresi, 14/1-3)

Nur Külliyatı’nda bir terkip geçer: Saltanat-ı Rububiyet. Bu ifade bize, bütün âlemlerde her ne varsa hepsinin ilâhî terbiyeden geçtiğini ders verir. İşte bu terbiye, bir ‘rububiyet saltanatı’dır. Devamını Oku »

Oca 10, 2012 - Esma-ül Hüsna    Yorum Yok

Er-Rahmân / Er-Rahîm

Er-Rahman

Er-Rahman

Rahmân: “Dünya hayatında, mü’min-kâfir gözetmeksizin, mahlukatın hepsine merhametle muamele eden.”, “Ezelde bütün yaratılmışlar hakkında hayır ve rahmet irade buyuran.”, “Rızıkları ve her türlü iyilikleri ihsan eden.”Rahîm: “Verdiği nimetleri iyi kullananlara daha büyük ve ebedî nimetler veren.”, “Ahiret hayatında sadece mü’minlere ihsan ve ikram eden.”

“O Allah ki, O’ndan başka ilâh yoktur. Gaybı da, müşahede edileni de bilendir. Rahmân, Rahîm olan O’dur.” (Haşr sûresi, 59/22)

Her iki mübarek isim de Allah’ın sonsuz bir merhamet sahibi olduğunu ifade ederler. Devamını Oku »

Sayfalar:«123»