Makaleler | Alaaddin Başar
Makaleler için Arşiv"
Eki 1, 2014 - Makaleler    Yorum Yok

SIRAYLA DEĞİL BİRLİKTE

canlılarCenâb-ı Hakk’ın, yaratma, hayat verme, şekillendirme gibi İlâhî fiillerinden her birinin icraatı küllîdir; yani o fiile muhatap olan fertlerin tümünün işleri, sırayla değil, birlikte görülür.

Örnek olarak, “rızık verme” fiilini alalım. Bu fiil küllîdir; rızıklanan her canlı ise o fiile mazhar olmuş cüz’i bir ferttir. Bugün için bir milyon altı yüz bin olarak belirlenmiş bulunan hayvan türlerinin bütün rızıklarının birlikte verildiği açıkça görülüyor ve biliniyor. Bitkilerin de rızıkları düşünüldüğünde bu sayı çok daha artıyor. Bu kadar çok muhtacın beraber rızıklanmalarını insan aklı almıyor. Çünkü, insan ancak birkaç misafir ağırlayabiliyor. Misafir sayısı çok olunca, onları farklı saatlerde yahut ayrı günlerde ağırlama yoluna gidiyor. Bu misafirlerin damak zevklerinden, sıhhat durumlarına kadar birçok farklılıkları varsa hepsini memnun etmekte büyük sıkıntı çekiyor. Bu konudaki aczini görerek, Allah’ın her gün, bu kadar farklı canlıyı birlikte besleyip büyütmesini hayretle tefekkür ediyor.  Devamını Oku »

Eyl 30, 2014 - Makaleler    Yorum Yok

İLİM Mİ, HURAFE Mİ? 

outer space galaxies planets fantasy art artwork fantasy world 1920x1080 wallpaper_wallpaperswa.com_88Nur Küliyatında geçen şu cümlede çok ince bir hikmet ve rahmet tablosu sergileniyor:

“Toprağın, kudret-i Rabbâniye ile nebâtâta analık edip yetiştirdiği gibi, kudret-i İlâhiye ile taş dahi toprağa dâyelik edip yetiştiriyor.”

Bu cümleyi okuduğumda, bir anda Otuz Üçüncü Söz’deki, “Mayi haline gelen bir madde-i seyyaleden, taş ve taştan toprak halkedilmiş” cümlesi aklıma geldi. Bu iki harika cümle ile hayalimde şöyle bir tablo canlandı:… Devamını Oku »

Haz 15, 2014 - Makaleler    Yorum Yok

Meleklerin Secdesi

namaz_secde1Bir yanda Peygamber Efendimiz (asm.) ve ona vahiy getiren Cebrail… Onların hemen arkasında insanlara hidayet yolunda rehberlik eden peygamber varisi büyük âlimler ve mürşitler.

Karşı tarafta, insanlara hak ve hakikatin kapısını kapamayı meslek edinmiş şeytanlar ve onların izinde giden insanlık düşmanları ve hidayet engelleri… Firavunlar, nemrutlar…

Ve insan, Allah’a ibadet etmekle ve insanları O’nun yoluna çağırmakla Hz. Âdem’e secde eden meleklerin safında yer almış oluyor.

Rabbine isyan ettiğinde ve insanlara zarar verdiğinde ise şeytanın ve onun tilmizlerinin yanında yer alıyor.

Âdem’e secde konusunu bu açıdan ele almalı ve o kıssayı bu nazarla değerlendirerek safımızı net olarak ortaya koymalı ve cephemizden asla ayrılmamalıyız…

Meleklerin Hazreti Âdem’e secde etmeleri hadisesi bizlere iki ayrı dersi birlikte verir: Devamını Oku »

Haz 5, 2014 - Makaleler    Yorum Yok

Kul hakkının sosyal boyutu

kul hakkıMaddenin ön plana çıktığı, menfaat kavgalarının hep maddede yoğunlaştığı bu dehşetli asırda, “kul hakkı” denilince de öncelikle kişinin malına ve bedenine verilen zararlar hatıra geliyor. Halbuki, kul hakkının en geniş ve en önemli boyutu onun manevî hukukunda kendini gösterir.

Bir adamın elbisesini bıçakla çizip parçalamakla, yüzünü çizip yaralamak arasında ne kadar büyük fark varsa, ondan çok daha ileri bir fark, bedene verilen zararla ruha verilen zarar arasında söz konusudur.

Ruhun hukuku denilince önce kalbin ve aklın, daha sonra his dünyasının hukuku anlaşılır. Devamını Oku »

Nis 15, 2014 - Makaleler    Yorum Yok

Fotoğraflar

Nis 12, 2014 - Makaleler    Yorum Yok

Kul hakkının manevi boyutu

kul hakkıİnsan her şeyden önce kuldur; âlemlerin Rabbinin kulu. Bedenini bütün bir kainattan ince ölçülerle süzüp yaratan, ruhunu ise doğrudan yaratıp o bedene sultan eden Allah’ın kulu. Bu kul, O’nun eseridir, O’nun mülküdür, O’nun isimlerine en güzel bir aynadır.

Ve bu kul, bu mükemmel aynayı hassasiyetle korumaya mecburdur. O aynaya kendisi de zarar veremez, başkaları da.

İşte kul hakkı, Allah’ın ahsen-i takvimde yarattığı bu en mükemmel aynanın hukukunu koruma mükellefiyetidir.

Bu hukuk ikiye ayrılıyor:  Maddî ve manevî hukuk-u ibad. Devamını Oku »

Mar 31, 2014 - Makaleler    Yorum Yok

Varlığımızı hikmet dairesinde değerlendirebiliyor muyuz?

yildiz_cicegi

Hikmet ve kudret hem dünyada hem de ahirette birlikte tecelli ederler. Yani, Allah’ın kudretiyle yaratılan her şey hikmet üzere yaratılır. Bununla birlikte, dünyada hikmet daha çok nazara çarpar, ahirette ise kudretin azameti ön plana çıkar.

Bir örnek verelim:

Yıldızlar da güzeldir, çiçekler de. Ancak, yıldızları seyrettiğimizde güzellikten çok haşmet ve azamet manaları kalbimize hakim olur. Çiçekleri seyrettiğimizde ise onlardaki cemal tecellilerine hayran oluruz.
Devamını Oku »

Mar 22, 2014 - Makaleler    Yorum Yok

Sebepler Zinciri

chain

Bu hikmet dünyasında her şey bir sebebe bağlanmış… İnsanın yaratılışına da anne ve baba birer sebep… İnsan doğrudan ve melekler gibi mükemmel şekliyle yaratılsaydı imtihana tabi tutulmaz, onlar gibi sabit makamlı kalırdı. O zaman, anne-baba ve akraba kavramları da olmazdı.

Öte yandan, beden, son şekliyle, mükemmel olarak yaratılsaydı da ruhun terakki ve kemali insanın cüzi iradesine bırakılsaydı, o zaman dünyamız otuz-kırk yaşında, henüz konuşma bilmeyen büyük çocuklarla dolacaktı. Onların terbiye ve tekâmülleri de zaman alacağından, ancak atmış-yetmiş yaşlarında belli bir meslek sahibi olacaklardı. Devamını Oku »

Mar 6, 2014 - Makaleler    Yorum Yok

Aklı başında olan insan

Aklı başındaElimde Nur Külliyatından Mesnevî-i Nuriye var. Defalarca okuduğum bir cümle farklı bir çehreyle yeniden karşıma çıktı:

“Aklı başında olan insan, ne dünya umûrundan kazandığına mesrur ve ne de kaybettiği şeye mahzun olmaz.”

Önceleri bu cümleyi Üstat Hazretlerinin çok uzaklardaki bir insana seslenişi gibi hayal etmiş ve kendimi unutarak hep başkaları namına okumuş veya dinlemiştim. Nitekim, ölümle ilgili konuları okurken de kendimi limanda demir atmış bir gemi gibi vehmedip, ölüm yolcusu başka insanları hayal etmişimdir.

Ama bu defa, içimden gelen bir sesin ikazıyla cümlenin sonundaki noktada duraklıyor, bir süre düşünüyor ve cümleyi tekrar okuyorum: Devamını Oku »

Mar 4, 2014 - Makaleler    Yorum Yok

Tarafsızlık Güzel mi?

yollar
Tarafsızlık güzeldir, ama her zaman ve her yerde değil.

Âdil hüküm vermede, bilirkişi raporu hazırlamada, adayları imtihan etmekte tarafsızlık esastır.

Ancak tarafsız düşünmenin yahut davranmanın çok yanlış ve çirkin olduğu konular da az değildir. Başta imanî meseleler olmak üzere birçok sahada tarafsız düşünmek, menfiden yana olmayı netice verir. Devamını Oku »

Sayfalar:«1234»