Makaleler | Alaaddin Başar
Makaleler için Arşiv"
Tem 22, 2013 - Makaleler    Yorum Yok

Risale-i Nur’dan Dersler Hubab ve Habbe

Risale-i Nur'dan Dersler Hubab ve Habbe

Risale-i Nur´dan Dersler Serisinin üçüncüsü: Hubab ve Habbe

Risale-i Nur’un bir arada okunup müzakere edildiği ders halkalarına iştirak etme fırsatı bulamayanlar için, yazılı bir sohbet imkânı sunmak amacıyla kaleme alınmış müstesna bir eser.

Katre, Zerre ve Şemme’den sonra Hubab ve Habbe Risalelerindeki bölümlerin ele alındığı bu eserde Mesnevi-i Nuriye’deki ince nükteleri kavrama fırsatı bulacaksınız. Bu eser, üzerine Risale-i Nur’dan iman dersleri yapma görevi düşmüş ve taşın altına elini koymuş gayretli Nur talebelerinin çok işine yarayacak.

Kas 25, 2012 - Makaleler    Yorum Yok

Salih amel üzerine

AMEL-İ SALİH: İyi, güzel ve faydalı iş, Allah’ın rızasına uygun amel.”

Asra yemin olsun ki, hiç şüphesiz insan hüsrandadır. Ancak, iman edip., salih amel işleylenler, birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna.” Asr Suresi, 1-3

Kuran-ı Kerimde, imandan sonra hemen amel-i salihin zikredildiği pek çok âyet vardır. Bu bir irşattır, bir dikkat çekmedir. Allah’a iman eden bir insanın, bu imanını, kulluk şuuruyla ve ibadet hayatıyla desteklemesi gerektiğini ikazdır. Devamını Oku »

Kas 25, 2012 - Makaleler    Yorum Yok

Desinler Hastalığı

TEVECCÜH-Ü NÂS: İnsanların medih ve senaları, yönelmeleri, takdirleri, beğenmeleri.”

Teveccüh-ü nâs istenilmez, belki verilir. Verilse de onunla hoşlanılmaz. Hoşlansa ihlası kaybeder, riyaya girer.” Lema’lar

Teveccüh-ü nâs, kulların sevgisine, alkışına, takdirine kapılıp, dünyaya geliş gayesinden sapma hastalığı…

Teveccüh-ü nâs, kendi gibi zavallı bir başka insandan medet bekleme gafleti…

Teveccüh-ü nâs, riyanın davetçisi, rızaya giden yolun en büyük engeli.

Devamını Oku »

May 1, 2012 - Makaleler    Yorum Yok

Eşitlik güzel midir?

Eşitlik güzel midir?” konusunda bir anket yapsanız, umarım, çoğu kimse sorunuzu tuhaf karşılayacak, “bunun da sözü mü olur?” diyecektir. Ama, meseleye dikkatle yaklaşsalar ibretle görürler ki, hemen bütün güzelliklerin kaynağında “eşit olmamak” yatar.

Şu kâinat yaratılmadan, bütün varlık âlemi yoklukta eşittiler. Cenâb-ı Hakk bu âlemi yaratmayı irade buyurunca bu eşitliğin de ömrü sona erdi. Devamını Oku »

Mar 4, 2012 - Makaleler    Yorum Yok

Bediüzzaman ve Siyaset

SİYASET, oldukça genel bir ifade. Devletin ekonomik politikasından, bir şirket müdürünün yönetim biçimine, mürşitlerin ve peygamberlerin (a.s.) irşat metotlarına kadar uzanan çok geniş bir sahayı içine alıyor. Ama gel gör ki, günümüz insanı kısır politik çekişmeleri bir boks maçı gibi seyrede ede, siyaset denilince onun hatırına hemen parti propagandaları ve hükümet programları gelir. Devamını Oku »

Şub 10, 2012 - Makaleler    Yorum Yok

Risale-i Nur Okumanın Önemi

Risale-i Nur Külliyatı

Risale-i Nur Külliyatı

Nur Külliyatını okumaya iki yönden bakmak gerekiyor: Birincisi şahsi kemalat yolunda ilerleme, ikincisi iman ve Kur’an hizmetine daha fazla iştirak etme.

Şunu hemen belirtelim ki, bu iki cihet birbiriyle çok yakından ilgilidir. Birincinin zaafa uğraması halinde ikinci şıkkın sürekliliği kaybolur. Bir müddet sonra o da terke uğrar. Yani, “Hizmet ediyorum.” diye şahsi okumalarını sekteye uğratan, ibadetlerinde noksanlıklar baş gösteren kişilerin hizmetleri devamlılık arz etmez, geçici bir süre parlamanın ardından söner gider. Devamını Oku »

Oca 29, 2012 - Makaleler    Yorum Yok

Nefsi Gemlemek

Nefsi Gemlemek

Nefsi Gemlemek

Kemal; noksanlığın zıddıdır.

İmansızlık en büyük bir noksanlık iman ve marifet ise en büyük bir kemaldir.

Bilgisizlik bir noksanlık ve kusur, ilim ise bir kemaldir.

Aynı şekilde, kibir noksanlıktır, tevazu “kemal”,  hayasızlık noksanlıktır, edep ve haya “kemal”; zulüm noksanlıktır adalet “kemal”. Devamını Oku »

Oca 12, 2012 - Makaleler    Yorum Yok

Hukuklar birleşiyor

AdaletGünümüzde insan haklarından çokça söz edilir. Ama bu sözler her nedense uygulamaya bir türlü konulamaz. Sadece beyannamelerde, bildirilerde, makalelerde mahpus kalır.

“İnsan hakları” tabiri aslında caydırıcı bir ifade değil. Hak ve hukukun korunması sadece insanoğlunun insafına ve vicdanına bırakılmış. Belli bir müeyyidesi yok. En kötü ihtimalle bir “kınama” cezası alıyorsunuz ve yaptığınız yanınıza kâr kalıyor.

Ama, “kul hakkı” ifadesi böyle değil. Bu ifadeyle insanın başıboş bir varlık olmadığı, Allah’ın kulu, O’nun mülkü, O’nun mahlûku olduğu zihinlerde iyice tesbit edilir ve nefisler, ‘kul hakkına tecavüzün kesinlikle cezasız kalmayacağı’ tehdidiyle karşı karşıya kalır. Devamını Oku »

Oca 10, 2012 - Makaleler    Yorum Yok

Ölçü Biz Değiliz

Ölçü

“Vacibü'l-Vücud, zatında, mahiyetinde mümkine benzemediği gibi, ef'alinde de benzemiyor”. Mesnevî-i Nuriye, Zerre

Rahatla anlaşılabilecek nice gerçeklerin büyük engeli:

“İnsanın İlâhi hakikatleri değerlendirirken kendini ölçü alması.”

Bu büyük hastalık, şu gerçeği unutmaktan kaynaklanıyor:

“Vâcib-ül Vücud zâtında, mahiyetinde mümkine benzemediği gibi, ef’alinde de benzemiyor.” 

Allah’ın zatını ancak kendisi bilir. Ama, o mukaddes zatının mahlukata benzemediğini, Kur’an haber verdiği gibi her akl-ı selim de tasdik ediyor. Devamını Oku »

Sayfalar:«1234