Birinci Sır | Alaaddin Başar
Birinci Sır için Arşiv"
Haz 11, 2012 - Birinci Sır    Yorum Yok

İnsanî arş’tan, ne anlamalıyız?

İnsanın mahiyeti terakkiye ve inkişafa müsaittir. Bu mahiyetin “Zerreden ta şemse kadar dereceleri vardır.” Yani,  uğraştığı saha, himmet ettiği mesele, ömrünü feda ettiği ideal itibariyle atom kadar küçük insanlar olduğu gibi, güneş kadar yüksek ve parlak insanlar da vardır. “Bazı insan bir zerrede boğulur, bazısında da dünya boğulur.” cümlesi bu farklılığı çok güzel ortaya koyar. Devamını Oku »

Haz 11, 2012 - Birinci Sır    Yorum Yok

Besmelenin sırlarındaki birinci sırda geçen üç sikke-i ehadiyet nasıl anlaşılmalıdır?

Vahid ve Ehad isimlerinin her ikisi de Allah’ın birliğini ifade ederler. Vahid ismi, Allah’ın “hepsi sonsuz ve mutlak olan sıfatlarında şeriki olmadığını” yani sonsuz ilim, kudret, irade gibi İlahi sıfatların ancak Allah’a ait olacağını ifade eder. Ehad ismi ise Allah’ın zatının birliğini, zatında şeriki olmağını ifade eder. Devamını Oku »

Haz 11, 2012 - Birinci Sır    Yorum Yok

Kâinat simasındaki sikkenin, besmeledeki Allah lafza-i celali ile, küre-i arz simasındaki sikkenin Rahmân ismi ile ve insanın manevî simasındaki sikkenin de Rahîm ismi ile nasıl bir münasebeti vardır? İnsanın manevî simasındaki “sikke-i ulya-i rahimiyet” nasıl anlaşılmalıdır?

“Lafza-i celal, Allah’ın zâtına isim ve unvan olduğu” için bütün âlemlerdeki her çeşit tecelliyi içine almaktadır. Rahman ise, Üstadın ifadesiyle, Rezzak manasınadır ve bu isim sadece yeryüzündeki canlılarda tecelli eder. Rahîm ismi ise daha çok ahirete bakar ve yeryüzündeki bir milyonu aşkın canlı türü içinde sadece insanda tecelli etmektedir ve edecektir. Buna göre, besmelede “kâinat, yeryüzü ve insan” şeklinde harika bir sıralama söz konusudur. Allah ismi, bütün kâinattaki her tür tecelliyi, Rahmân ismi yeryüzünde rızka muhtaç canlılardaki rahmet tecellisini, Rahîm ismi ise insanın ebede namzet bir fıtratta yaratılmasındaki rahmet tecellisini nazara vermektedir. Devamını Oku »