Üçüncü Söz | Alaaddin Başar
Üçüncü Söz için Arşiv"
Ara 14, 2017 - Üçüncü Söz    Yorum Yok

Sağ ve sol yol

Soru  3:

Her iki yol kısa ve uzunlukta nasıl bir oluyorlar?

Cevap:

Her iki halde de insanın ömrünün aynı olduğu kastediliyor.

 

Soru 4:

“Sağ yolun yolcusu kimseden minnet almayarak huzur ve rahat-ı kalp ile gider” deniliyor. Ancak uygulamada pek de öyle görünmeyebiliyor. Bunu nasıl izah edebilirsiniz? Aynı mesele sol yolun yolcusu için de geçerlidir.

Cevap:

Burada, sebeplere tesir vermemek ve onları sadece vazifeli birer memur bilmek gerektiği hatırlatılıyor. Meyve ağacı, o meyveyi kendi iradesiyle, kudretiyle vermiyor. Onun genetik programının öylece takdir edilmesinden tut, dünyanın dönmesine, baharın gelmesine, rüzgârların yağmur bulutlarını taşımalarına, geceye, gündüze kadar sayılamayacak kadar çok faktör bir araya gelecektir ki o meyve vücut bulabilsin. Bu ise “her şeyin dizgini elinde, her şeyin hazinesi yanında” olan Allah’a mahsustur. Bunu bilen sağ yolun yolcusu, bütün hayrı Allah’tan bilir. Sebepler eliyle kendine ulaşan her türlü nimet ve ihsan için ancak Rabbine şükreder, Ona minnettar olur. Devamını Oku »

Ağu 7, 2015 - Üçüncü Söz    1 Yorum

Üçüncü Söz’de beyan edilen ihtimalleri nasıl anlamalıyız?

cennet-cehennem2Soru  2:

Sağ yolda gidenlerin onda dokuzu kurtuluyor. Onda bir zarar ihtimali var. Sol yolun yolcusunda ise onda bir kurtulma ihtimali var. Bu ihtimalleri nasıl anlamalıyız?

Cevap:

İslâm dini kişinin korku ve ümit arasında yaşamasını emreder. İnsan ne kadar ibadet ederse etsin akıbetinden emin olamaz, kendini mutlaka cennetlik olarak bilemez. Yine,  insan ne kadar günah işlerse işlesin, Allah’ın rahmetinden ümit kesmemeli ve “Ben artık kesinlikle cennet yüzü göremem.” dememelidir.

Mümin, yeise (ümitsizliğe) düşmeyecek, ucba da (ameline güvenmeye) kapılmayacaktır. Allah’ın rahmetinden ümit kesip meyus olmak gibi, Allah’ın gazabından emin olup uca girmek de yanlıştır.

Soruda geçen ihtimaller bize bu dersi vermektedir.

Konunun bir başka boyutu da şu olabilir: Devamını Oku »

Tem 14, 2015 - Üçüncü Söz    1 Yorum

İbadeti, insan vicdanı emreder

sultanahmet-camii-51Soru 1:

Ayette “Ey insanlar Rabbinize ibadet ediniz.” buyruluyor. Halbuki, ibadet iman edenlere teklif edilen bir vazifedir. Burada  niçin insanlar muhatap alınmıştır?

 

Cevap:

Ayetin meali şöyle:

 “Ey insanlar, sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet ediniz ki takva mertebesine vasıl olasınız.” Bakara Sûresi, 21

Bu ayetin geçtiği Bakara Sûresinin başında Kur’anın muttakiler (takva sahipleri) için bir hidayet olduğu beyan edildikten sonra, takva sahiplerinin sıfatları şöyle sıralanıyor: Gabya inanırlar ve namazlarını dosdoğru kılarlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan da Allah yolunda infak ederler.”

İbadeti, insan vicdanı emreder. Çünkü Rabbe itaat edilir. Bu ayet-i kerimede önce,  “Rabbinize ibadet ediniz.” buyruluyor ve daha sonra Rab için şu sıfatlar da ekleniyor: Devamını Oku »