Dördüncü İ’lem: Hevam, balık gibi küçük hayvanların yumurtalarını, haşerat ve nebatatın tohumlarını, pek büyük bir rahmetle, bir lütuf ile, bir hikmetle hıfzeden Sâni’-i Hakîm… | Alaaddin Başar
Tem 21, 2012 - Şemme    Yorum Yok

Dördüncü İ’lem: Hevam, balık gibi küçük hayvanların yumurtalarını, haşerat ve nebatatın tohumlarını, pek büyük bir rahmetle, bir lütuf ile, bir hikmetle hıfzeden Sâni’-i Hakîm…

tohumlarİ’lem Eyyühel-Aziz! Hevam, balık gibi küçük hayvanların yumurtalarını, haşerat ve nebatatın tohumlarını, pek büyük bir rahmetle, bir lütuf ile, bir hikmetle hıfzeden Sâni’-i Hakîm’in hâfiziyetine lâyık mıdır ki, âhirette semere veren ağaçlara çekirdek olacak a’malinizi hıfzetmesin, ihmal etsin? Halbuki sen hâmil-i emanet, halife-i arzsın.

Evet her bir zîhayatta bulunan hıfz-ul hayat hissi, vücudun ebedî bir bekaya İsm-i Hayy, Hafîz, Bâki’nin tecellisiyle incirar edeceğine delalet eder.

Açıklama:

Böceklerin, balıkların, bitkilerin nesillerinin devamı için onların yumurtalarını ve tohumlarını Hafiz ismiyle muhafaza altına alan, onları büyük bir rahmet ve hikmetle koruyan Allah, elbette kâinata meyve ve arza halife olarak yarattığı insanların amellerini de muhafaza eder ve etmektedir. Dünya, ahiretin tarlası olduğundan, insanların amelleri ahirette meyve verecektir. İnsanların iman ve salih amelleri gibi, küfür ve isyanları da neticesiz kalmayacaktır.

“İman bir manevî Tuba-i Cennet çekirdeği taşıyor. Küfür ise manevî bir Zakkum-u Cehennem tohumu saklıyor.”     Sözler

Cennetteki saraylar gibi, cehennemdeki azap menzilleri de insanların amellerinin meyveleridir. Elbette bu derece önemli olan ameller hıfzedilecek ve insanlar bu amellerden hesaba çekileceklerdir.

“Evet her bir zîhayatta bulunan hıfz-ul hayat hissi, vücudun ebedî bir bekaya İsm-i Hayy, Hafîz, Bâki’nin tecellisiyle incirar edeceğine delalet eder.”

 Kader risalesinde beyan edildiği gibi, “Sual ve cevab, dâî ve sebeb ikisi de Hak’tandır.”

Mide sual ise rızık cevap; göz sual ise güneş cevaptır. Öte yandan insan ruhunun ebediyet arzusu da bir sualdir, bunun cevabı ise ebedi hayattır. Üstadın buyurduğu gibi,  “Vermek istemeseydi, istemek vermezdi.”

Burada konu benzer bir boyutta ele alınıyor ve her bir hayat sahibinin kendi hayatını korumak istemesinin de bir sual olduğu ve bu hissin ebedî bir bekayı netice vereceği beyan ediliyor.

On Yedinci Sözde ise konu bir başka yönden tahlil edilerek yine aynı sonuca varılıyor. O Söz’de, her hayvanın, kendisine verilen görevi yerine getirmekle ibadetini yapmış olduğu ve bunun karşılığını ahirette “mükâfat-ı ruhaniye” ve “ ücret-i manevîye” olarak alacağı kaydediliyor.



Yorum Bırakın