İnsanın sima-i manevisinden maksat nedir, biraz açar mısınız? | Alaaddin Başar
Haz 11, 2012 - Üçüncü Sır    Yorum Yok

İnsanın sima-i manevisinden maksat nedir, biraz açar mısınız?

İnsanın maddî siması, göz, kulak, ağız, burun gibi organlardan meydana geldiği gibi, insan ruhu da akıl, kalp, hafıza, hayal, hissiyat sahibidir. Bunların harika bir şekilde bir araya gelmeleriyle manevî bir sima ortaya çıkar. Bu sima için bir başka risalede “Terkib içinde besatet” ten söz edilir. Besatet, terkip olmamak demektir. Yani, insan ruhu bu saydıklarımızdan meydana gelmekle birlikte, insan simasında olduğu gibi, bunları birbirinden ayrı düşünemiyoruz; hepsi bir tek şeydir. Bu varlığın da kendine has bir siması vardır.

Bunun en güzel örneği melekler âlemidir. Bu nurdan varlıkları görebilsek Cebrail ile Azrail’i yahut Mikail’i (as.)  birbirinden ayrıt edebiliriz. Her birinin ayrı bir manevî siması vardır. Her bir ruhun da cesetten çıktıktan sonraki hali bunun gibidir: her ruh kendisini diğer ruhlardan ayırt eden manevî ve müstakil bir sima sahibidir.

Üstadın burada nazara verdiği temel mesaj, insanın manevî yapısının cennet ve cehenneme aday olacak şekilde takdir edildiği ve bu yapının Rahîm ismine baktığıdır.



Yorum Bırakın