Kâinatta olduğu gibi Kur-an’ı Kerimde de vahidiyet ve ehadiyetle ilgili örnekler var mıdır? | Alaaddin Başar
Haz 11, 2012 - İkinci Sır    Yorum Yok

Kâinatta olduğu gibi Kur-an’ı Kerimde de vahidiyet ve ehadiyetle ilgili örnekler var mıdır?

Sorunuzu, “Esma-i İlahiyenin geniş ve dar dairelerdeki tecellilerine Kur’an-ı Kerimden örnekler verebilir misiniz?” şeklinde değiştirerek cevaplandırmak istiyorum.

Fatiha Suresinde Rab isminin bütün âlemlerdeki tecellileri “Rabbülâlemin” ismiyle nazara verildiği gibi, son sure olan Nas suresinde de bu ismin insandaki tecellisi “Rabbünnas” ismiyle nazara verilmesidir.  İnsan bütün âlemlerdeki her türlü terbiyeleri anlamaktan aciz kalabilir, ama kendisinin bir damla su halinden bu günkü mükemmel hale gelişini rahatlıkla düşünüp tefekkür edebilir.

İnsan, “İyya ke na’büdü” derken de benzer bir durumla karşı karşıya kalır. Görünen ve görünmeyen bütün mahlukatın Allah’a ibadetlerinin mahiyetini tam olarak kavrayamaz. Ama namazda dahil olduğu cemaatin Allah’a ibadet ettiklerini, aynı şekilde kendi vücudundaki bütün organların ve duyguların da görevlerini tam tamına yapmakla bir ibadet üzere bulunduklarını düşünmesi ve bunları tefekkür etmesi daha kolaydır.

İşte, Kur’ân-ı Hakîm, bu sırr-ı azîmi ifade içindir ki, kâinatın daire-i âzamından, meselâ semâvât ve arzın hilkatinden bahsettiği vakit, birden, en küçük bir daireden ve en dakik bir cüz’îden bahseder, tâ ki zâhir bir surette hâtem-i ehadiyeti göstersin. Meselâ, hilkat-i semâvât ve arzdan bahsi içinde, hilkat-i insandan ve insanın sesinden ve simasındaki dekaik-i nimet ve hikmetten bahis açar. Tâ ki fikir dağılmasın, kalb boğulmasın, ruh Mâbûdunu doğrudan doğruya bulsun. Meselâ, وَمِنْ اٰيَاتِهِ خَلْقُ السَّمٰوَاتِ وَاْلاَرْضِ وَاخْتِلاَفُ اَلْسِنَتِكُمْ وَاَلْوَانِكُمْ  âyeti, mezkûr hakikati mucizâne bir surette gösteriyor.



Yorum Bırakın