Kıyamete kadar nur talebelerinin hizmet böyle mi devam edecek? Duruma göre tarz değişikliği olmayacak mıdır? | Alaaddin Başar

Kıyamete kadar nur talebelerinin hizmet böyle mi devam edecek? Duruma göre tarz değişikliği olmayacak mıdır?

hizmetÜstadımız, ahirzamanda gelecek en büyük müceddidin üç önemli vazifesi olduğunu ve bunların birincisinin iman hizmeti olduğunu ifade eder. Diğerlerini buna göre ikinci, üçüncü, bazen de onuncu derecede sayar.

Kâinatın yaratılış gayesi de “iman ve marifet” olunca, iman hizmetinin kıyamete kadar devam edeceği de kesinlik kazanıyor. Diğer hizmetler, zamanın ve şartların müsaadesi nispetinde icra edileceklerdir. Ancak, bu icraat, iman hizmeti ile birlikte yürüyecektir. Yani, birici görev bitecek de sonra ikici ve üçüncü görevler başlayacak değildir. Birinci görevin ifası ile insanlar içtimai ve siyasi hayatlarında da Nurun hakikatlerin kendilerine rehber etme noktasına erişseler de bu aslî hizmet yine aralıksız devam edecektir.

Son iki hizmet şarta bağlıdır. Nitekim, hac ve zekât da şarta bağlıdırlar. Yani, zenginseniz zekât verirsiniz ve hacca gidersiniz. Ama namaz bütün Müslümanlara farzdır. Sakat da olsanız, hasta yatağında da bulunsanız, ima ile de olsa bu şart yerine getirilecektir. İman hizmeti de bir yönüyle buna benziyor. O, müslümanların mağlup olduğu zamanlarda da, galip geldikleri dönemlerde de aralıksız devam etmelidir. Nitekim etmiştir de. En ağır şartlarda, hapislerde, sürgünlerde bu hizmet hiç terk edilmemiştir.

Konuyu sadece İslam âlemi için değil bütün dünya için değerlendirdiğimizde açıkça görürüz ki, birçok Hıristiyan ülkesinde iman hizmeti bütün hızıyla devam etmektedir. O ülkelerde “hayat” hizmeti yer yer kendini gösterir; bazı özel okulların açılması, Müslümanların bazı ticaret kollarında söz sahibi olmaları gibi. Ancak, bu ülkelerin siyasetine girmenin zorluğu hatta imkânsızlığı ortadadır. Ama bu imkânsızlık o ülkelerde yapılan hizmetin eksik olması manasına gelmiyor. Çünkü temel hizmet, öncelikli hizmet  bütün hızıyla sürdürülüyor.



Yorum Bırakın