Mucizelerin, peygamberlerden sadır olduğunu biliyoruz. Yaprakların sıcaklığa, köklerin sert taşlara mukavemeti de bir mucize midir? Peygamberlerdeki mucizelerle mahlukattaki mucizeler arasında farklar var mıdır? | Alaaddin Başar
Nis 12, 2012 - Birinci Söz    Yorum Yok

Mucizelerin, peygamberlerden sadır olduğunu biliyoruz. Yaprakların sıcaklığa, köklerin sert taşlara mukavemeti de bir mucize midir? Peygamberlerdeki mucizelerle mahlukattaki mucizeler arasında farklar var mıdır?

Mu’ciz, aciz bırakan demektir. Peygamberlerin eliyle gerçekleşen harikaları insanlar yapmaktan acizdirler. Bu hal, onlara bu işin bir kul tarafından bizzat icra edilemeyeceğini, elinde mucize zahir olan kişinin ancak Allah’ın elçisi olabileceğini bilmeleri için bir irşattır.

Üstadımızın ifade ettiği gibi, “Mucize doğrudan doğruya Allah’ın fiilidir.” Peygamberlerin eliyle icra edilen bu mucizelerle insanların hidayete gelmeleri, Allah’ı bilmeleri ve peygamberi tasdik etmeleri murat edildiği gibi, şu varlık âleminde de nice mucizeler sergilenmektedir. Bunları seyreden insan, aczini idrak eder ve o mucizelerin sergilendiği sebeplerin de aciz varlıklar olduğunu bilir ve Rabbini bulur. Mesela, her meyve bir mucizedir. Meyve yapmaktan aciz olan insan, bu işi ilimsiz, şuursuz, iradesiz ağaçların yapamayacağını bilir. Ağaçlarda sergilenen bu kudret mucizelerini seyredebilenler  imana gelirler.

Kâinattaki bu sonsuz kudret mucizelerine dikkati çekmekte şöyle bir mana da olabilir.  Asr-ı saadete kavuşamayan insanlar, “Biz de mucize görsek iman ederdik; biz bu nimetten mahrum kalmışız.” derlerse onlara şu kâinatta sergilenen kudret mucizeleri gösterilir ve denir ki, bu kadar mucize karşısında kâinatın yaratıcısını tanımayan kişiler, peygamber mucizelerine de şahit olsalar yine inatlarında devam ederlerdi. Nitekim öyle oldu, bine yakın mucizeye şahit olunan o saadet asrında, birtakım müşriklerin imana gelmemiş olması bunun açık bir delilidir.



Yorum Bırakın