Onun hesabına kainata bakmak | Alaaddin Başar
Haz 24, 2015 - Katre    Yorum Yok

Onun hesabına kainata bakmak

gzel_kelebek_ve_zizek“Cenâb-ı Hakk’ın masivasına (yani kâinata) mana-yı harfiyle ve Onun hesabına bakmak lâzımdır. Mana-yı ismiyle ve esbab hesabına bakmak hatadır.”

 

Üstat hazretleri buradan mana-yı harfi içinOnun hesabına bakmak” tarifini getirmiştir; örneğimizde, portakala Rezzak ismi hesabına bakmak gibi.

“Mana-yı ismiyle ve esbab hesabına bakmak”, yani  portakalı sahipsiz, yaratıcısız, tek başına müstakil bir varlık gibi düşünmek, yahut ona ağacın bir eseri imiş gibi bakmak “hatadır.”

Dünyanın çok büyük bir coğrafyasında, biyoloji, fizik, botanik, zooloji, kimya, biyokimya gibi yaratılışla ilgili  ilimler gençlerimize ders verilirken bütün bilgiler mana-yı ismiyle verilir. Karaciğer şu görevleri yapar, şu bitki şu özellikleri taşır, güneşin büyüklüğü ve ısısı şu kadardır, şeklindeki ifadeler için Üstat hazretlerinin kullandığı çok güzel bir tabir var: “Müstakil bir ağa.” Yani, eşyadaki  büyük hikmetler gençlerimize öğretilirken,  sanki bu varlıklar “kendi başına buyruk birer ağa” imişler gibi, çok sönük ve donuk bir üslup kullanılır. Bunu da  “ilmin tarafsızlığı” gibi bir kılıfa sokarak yaparlar.

Halbuki, Allah’ın eseri olan bu varlıkları O’ndan hiç söz etmeden anlatmak tarafsızlık değil, aksine gaflet yahut inkâr hesabına bir taraflı anlatımdır. Meselâ, Selimiye camiinde sergilenen mimarî dehayı nazarlara verirken, Sinan’dan hiç söz etmemek tarafsızlık değil, o büyük mimarı nazarlardan saklamaya dönük “taraflı ve kasıtlı” bir bilgilendirme olur.



Yorum Bırakın