Alaaddin Başar | Yazar, Akademisyen (Prof.Dr), Mütefekkir
Kas 18, 2013 - Beşinci Sır    Yorum Yok

Cenab-ı Hakkın zıddının olmamasını nasıl anlamalıyız? Zıddan kastedilen nedir?

Allah ccCenab-ı Hakkın misli, şeriki, naziri ve şebihi olmadığını ve olamayacağını anlıyoruz. Ancak zıddının olmamasını nasıl anlamalıyız? Zıddan kastedilen nedir?

Cevap:

Varlık kavramı için şöyle üçlü bir sınıflandırma yapılıyor:

Vacib, mümkin ve mümteni.

Vacib, olması zaruri, olmaması muhal olan demektir. Allah’ın varlığı zatındandı ve vaciptir.

Mümkin ise “olup olmaması eşit olan” şeklinde tarif edilir. Mümkinin varlığı zatından değildir. Allah’ın var etmesiyle var, yok etmesiyle yok olur. Devamını Oku »

Kas 18, 2013 - Zerre    Yorum Yok

İcad ile nakış bir midir?

meyvelerİ’lem Eyyühel-Aziz!

Şu görünen âlem, İlahî bir dükkân ve bir mahzendir. İçerisinde envaen türlü türlü mensucat kumaşlar, me’kulât yemekler, meşrubat şerbetler vardır. Bir kısmı kesif bir kısmı latif, bir kısmı zâil, bir kısmı daimî, bir kısmı katı bir lüb, bir kısmı mâyi ve hâkeza her çeşit bulunur. Lâkin bir kısmı icadî bir nescdir. Bir kısmı da tecelliyata bir nakıştır. Felasifenin dalaletince, icad ile nakış birdir. Ve o dükkân sahibi de mûcib-i bizzâttır. 

Açıklama:

Dünya çarşısı her çeşit yiyecekler, içecekler ve giyeceklerle dolup taşıyor. Bir buçuk milyonu aşan hayvan türünün her biri, bu dükkânda ve bu hazinede her türlü ihtiyaçlarını buluyor, alıyor ve kullanıyorlar… Devamını Oku »

Tem 27, 2013 - Esma-ül Hüsna    Yorum Yok

EL-KÂBID / EL-BÂSIT

el-kabıd-basıt

Kâbıd: “Daraltıp sıkan.”, “Kıtlık veren”

Bâsıt: “Açıp genişlik veren.”,“Bollaştıran.”

“Allah, daraltır ve genişletir ve siz O’na döndürüleceksiniz.” (Bakara Sûresi, 2/245)

Bu iki isim hem madde, hem de mânâ âlemi için geçerlidir. Zenginlikte genişlik, fakirlikte darlık olduğu gibi, ilimde genişlik cehalette darlık vardır.

Bu iki mübarek ismin en büyük tecellileri, insanın kalb ve ruh âleminde kendini gösterir. Zira, ruh bedenden, mânâ da maddeden üstündür. Devamını Oku »

Tem 22, 2013 - Makaleler    Yorum Yok

Risale-i Nur’dan Dersler Hubab ve Habbe

Risale-i Nur'dan Dersler Hubab ve Habbe

Risale-i Nur´dan Dersler Serisinin üçüncüsü: Hubab ve Habbe

Risale-i Nur’un bir arada okunup müzakere edildiği ders halkalarına iştirak etme fırsatı bulamayanlar için, yazılı bir sohbet imkânı sunmak amacıyla kaleme alınmış müstesna bir eser.

Katre, Zerre ve Şemme’den sonra Hubab ve Habbe Risalelerindeki bölümlerin ele alındığı bu eserde Mesnevi-i Nuriye’deki ince nükteleri kavrama fırsatı bulacaksınız. Bu eser, üzerine Risale-i Nur’dan iman dersleri yapma görevi düşmüş ve taşın altına elini koymuş gayretli Nur talebelerinin çok işine yarayacak.

Tem 15, 2013 - Zerre    Yorum Yok

Şecere-i Kelimat Denilen Lisan

Lisan


İ’lem Eyyühel-Aziz! Sen kendi vücudunu yapmaya kadir değilsin. Ve elin onu icad etmekten kasırdır. Başkaları dahi o işten âciz ve kasırdırlar. İstersen tecrübe et bakalım. Şecere-i kelimat denilen bir lisanı veya muhaberat ve ezvak santralı olarak bir ağızı yap. Elbette yapamayacaksın.

Öyle ise Allah’a şirk yapma! اِنَّ الشِّرْكَ لَظُلْمٌ عَظِيمٌ                      

Açıklama:

İnsan kendi vücudunu yapamayacağı gibi onun bir cüzünü de yapamaz. Meselâ, insan göz yapamaz, ancak gözlük yapabilir. İnsan ayak yapamaz, ancak ayakkabı yapabilir. İnsan el yapamaz ancak eldiven yapabilir.

“Başkaları dahi o işten âciz ve kasırdırlar.” cümlesi iki şekilde yorumlanabilir. Birisi, insan dışındaki bütün varlıklar da bir araya gelseler bir insan yapamazlar. Devamını Oku »

Tem 10, 2013 - Beşinci Sır    Yorum Yok

Ehli tarikatın ekserisinde sekr, ehli aşkın çoğunda ise istiğrak ve iltibas oluyor. Sekr ile istiğrakın farkı nedir? Ehli tarikat ve ehli aşk birbirinden farklı mıdır?

kuran-ve-tesbihEhl-i aşk olmak için mutlaka ehl-i tarikat olmak gerekmez. Nur Külliyatında geçen, “Kalbin göz bebeğinde aks-i nurunu yerleştirmek, Onun muhabbetiyle kendinden geçmek” ifadeleri, bir bakıma, aşk ehlinin tarifi gibidir.

Aşk, muhabbetin ileri derecesidir. Bu şerefe ermenin yolu, ehl-i tarikat olsun olmasın her mümine açıktır. Ehl-i tarikat içinde de Vedud ismine daha çok mazhar olan evliya için ehl-i aşk tabiri kullanılır.

Devamını Oku »

Tem 10, 2013 - Esma-ül Hüsna    Yorum Yok

EL-ALÎM

EL-ALİM“Ezelî ilmiyle, büyük-küçük, mümkün-muhal, gizli-aşikâr her şeyi bilen.”

“İlmi, yaratılmış ve yaratılmamış her şeyi birlikte ihata eden (kaplayan, içine alan).”

 

 

“Doğu da Allah’ındır, batı da. Her nereye dönerseniz Allah’ın vechi (kıblesi) orasıdır. Şüphesiz ki Allah, Vâsi’dir (rahmeti ve kudreti genişdir), Alîm’dir.” (Bakara Sûresi, 2/115)
Allah’ın zâtı hiçbir mahlukuna benzemediği gibi ilmi de mahluk ilmine benzemez. Ezelî ilim ancak O’nundur ve O’na mahsustur. Olmuş ve olacak her şey O’nun ilminde daima hazırdır.

Evveli ve âhiri olan ve her şeyi sonradan öğrenen insanoğlu, bu dar, kısıtlı ve sınırlı ilmiyle, Allah’ın ezelî ilminin varlığını bilse de hakikatini bilemez.

İnsanın, iradesi gibi düşünmesi ve hatırlaması da cüz’îdir. Bir anda iki şey düşünemez ve hatırlayamaz. Allah’ın ilmi ise küllîdir, ‘her şeyi birlikte bilir’; mutlaktır, ‘hiçbir kayıt altına girmez’ ve muhittir, ‘her şeyi içine alır, ihata eder.’

Bu hakikat, Nur Külliyatı’nda ‘güneş’ misaliyle çok güzel açıklanır: Devamını Oku »

May 26, 2013 - E-Kitaplar    Yorum Yok

Risale-i Nur’dan Kelimeler Cümleler – II – ePub

Risale-i Nur’dan anahtar kelime ve cümle açıklamalarının yapıldığı, Zafer Yayınları’ndan çıkan Risale-i Nur’dan Kelimeler Cümleler – II kitabı mobil cihazlarda okunabilir formata dönüştürülerek islamiyet.mobi sitesine eklendi. Kitabın I. cildi de daha önceden aynı siteye eklenmişti.

Kitapları http://islamiyet.mobi/risale-i-nurdan-kelimeler-ve-cumleler-epub/ adresinden indirebilirsiniz.

Kitapları paylaşarak istifadeye vesile olan Zafer Yayınları’na teşekkür ediyoruz. www.zafer.com

May 14, 2013 - Namaza Çıkan Yollar    Yorum Yok

Bütün insanlar güneşe göz kapasalar güneşin ışığında bir azalma olmaz

sun“Hayvaniyetten çık,, cismaniyeti bırak, kalb ve ruhun derece-i hayatına gir.   Tevehhüm ettiğin dünyan daha geniş bir daire-i hayat, bir alem-i nur bulursun. İşte o alemin anahtarı marifetullah ve vahdaniyet sırlarını ifade eden “Lâ ilahe illallah”  kelime-i kudsiyesiyle kalbi söylettirmek, ruhu işlettirmektir.” 

Peygamber Efendimiz (asm.) “Dünya ahiretin tarlasıdır.” buyuruyor. Bu dünya tarlasında kim ne ekerse Allah ona o cinsten mahsul veriyor. Bunların kârı da insanlar için, zararları da. Aynı şekilde, insanlar bu dünyada imanlarıyla, salih amelleriyle, güzel ahlaklarıyla manevi çiçekler ektikleri gibi, küfürleriyle, isyanlarıyla, kötü ahlaklarıyla da yine manevi dikenler ekmiş oluyorlar. Bu manevi ekimlerim mahsulleri ahirette kendini gösterecek. Bu mahsullerin de kârı ve zararı yine insanlar için. Devamını Oku »

Nis 29, 2013 - Zerre    Yorum Yok

Daimî olan bir Zât’ın zikrine devam eyle ki, devam bulasın.

zikrullahİ’lem Eyyühel-Aziz! Nefs-i nâtıkanın en yüksek matlubu devam ve bekadır. Hattâ vehmî bir devam ile kendisini aldatmazsa hiçbir lezzet alamaz. Öyle ise ey devamı isteyen nefis! Daimî olan bir Zât’ın zikrine devam eyle ki, devam bulasın. Ondan nur al ki sönmeyesin. Onun cevherine sadef ve zarf ol ki kıymetli olasın. Onun nesim-i zikrine beden ol ki, hayatdar olasın. Esma-i İlahiyeden birisinin hayt-ı şuaıyla temessük et ki, adem deryasına düşmeyesin.

Ey nefis! Seni tutup düşmekten muhafaza eden Zât-ı Kayyum’a dayan. Senin mevcudiyetinden dokuz yüz doksan dokuz parça Onun uhdesindedir. Senin elinde yalnız bir parça kalır. En iyisi o parçayı da Onun hazinesine at ki rahat olasın.

Açıklama:

“Nefsi natıka,” ifadesi “insan” manasına kullanılmıştır. “İnsan konuşan hayvandır.” tarifiyle yakın ilgisi vardır. Bu tarifte geçen “konuşma” kelimesi, “idrak” manasınadır. Yani, “İnsan, idrak sahibi bir canlıdır.” Zira ancak akıllı, idrakli canlılar birbirleriyle konuşurlar, haberleşirler, fikir alışverişinde bulunurlar. Devamını Oku »

Sayfalar:«1...6789101112...27»