kafir | Alaaddin Başar
kafir için Arşiv"
May 26, 2015 - İkinci Söz    Yorum Yok

Kafirler nasıl bu hayattan zevk alıp yaşayabiliyorlar?

0Soru 4:

“Ey nefsim bil ki evvelki adam kâfirdir.” ifadesinden sonra kâfirin nazarına görünen hadiselerin dehşetine ve zulmetine bakıldığında; bu özellikte olanların yaşayamaması ve hayata tahammül edememesi icap eder. Fakat çok keyifli gibi görünüyorlar. Bunu nasıl izah edersiniz?

Cevap:

Sorunun en güzel cevabı Üstadın şu ifadeleridir:

“… gaflet, hissi iptal ediyor. Ve bu zamanda öyle bir derecede iptal-i his etmiş ki, bu elîm elemin acısını ehl-i medeniyet hissetmiyorlar. Fakat hassasiyet-i ilmiyenin tezayüdüyle ve her günde otuz bin cenazeyi gösteren mevtin ikazatıyla o gaflet perdesi parçalanıyor.” Devamını Oku »

May 16, 2014 - Esma-ül Hüsna    Yorum Yok

EL-HÂFİD / ER-RÂFİ

HAFID RAFİ’Hâfid: “Kâfirleri, asileri, mütekebbir ve zalimleri alçaltan.”

“Din düşmanlarını rahmetinden uzaklaştırıp ahirette zelil eden ve cezalandıran.”

Râfi’: “Sevdiği kullarını yükselten.” “Mü’minleri kendisine yaklaştırarak yücelten.”

“(O), alçaltan ve yüceltendir.” (Vâkıa Sûresi, 56/3)
Bu iki ismin tecellisi de büyük çapta, kulun cüz’î iradesine bakıyor. İradelerini yanlış yolda kullanarak küfür ve isyan yoluna giren insanlar, alçalmaya talip olmuşlar ve Hâfid olan Allah da onları inançsız ve ahlâksız kılmakla alçaltmıştır. Bu alçalmanın ahiretteki neticesi ise Cehennemde, zillet içinde azap çekmektir. Devamını Oku »

Mar 27, 2013 - Bir Kader Sohbeti    Yorum Yok

Kafir, iradesini kullanarak kafir olmuştur

zorluk“Günah işlendiği zaman kalpte bir kara leke hasıl olur. Eğer sahibi pişman olur, tevbe ve istiğfar ederse, kalp yine parlar.”

Şirk ise en büyük günah:

“Allah kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; bundan başkasını (sair günahları) dilediği kimse için bağışlar.” (Nisa Sûresi,48)

Bu hadis-i şeriften ve âyet-i kerimeden anladığımıza göre, kalbi karartan en büyük siyahlık şirk. Bir insan şirki dava eder ve bu hususta müminlerle mücadeleye girişirse, her geçen gün kalbindeki bu siyahlık daha da koyulaşır ve genişlenir. Git gide bütün kalbi kaplar. Artık o insanın iman ve tevhidi kabul etmesi imkânsız hale gelir. Nur Müellifinin ifadesiyle, “Küfür …istidad-ı însânîyi öyle ifsad eder ki: Salâh ve hayrı kabûle liyâkati kalmaz.” Devamını Oku »

Şub 25, 2013 - Bir Kader Sohbeti    Yorum Yok

Zulüm, inkâr ve fısk

kafirArif Bey, elindeki fişleri karıştırmaya başladı. Buyurun işte birisi diye bir fiş uzattı Murata. Murat âyet meâlini ağır ağır okumaya başladı:

“Allah, zalimler topluluğunu hidayete eriştirmez,”   (Bakara Sûresi, 258)

 

İşte iki âyet-i kerime daha, diyerek fişleri masaya koydu. Âyet meâlleri şöyleydi:

“Allah, kâfirler topluluğunu hidayete eriştirmez.”  (Bakara Sûresi,264)

“Allah, fasıklar topluluğunu hidayete eriştirmez.”  (Tövbe Sûresi, 24)

Bu üç âyet-i kerimeden, kalpte dalâlet yaratılmasının üç sebebini öğrenmiş bulunuyoruz: Zulüm, inkâr ve fısk.  Devamını Oku »

Şub 25, 2013 - Bir Kader Sohbeti    Yorum Yok

Allah, kâfirler topluluğunu hidayete eriştirmez

kafirMurat, konuşulanları emer gibi dinliyordu. Bir harf olsun kaçırmadığı belliydi.

Devam etti Arif Bey:

— Bildiğiniz gibi, Allah’ın bir ismi de Hâdi, yani hidayet edici, hidayete erdirici.

Rızıklara toprağı, ışığa güneşi, meyveye ağacı ve çocuğa ebeveyni vesile kılan Allah, hidayete de, peygamberleri, mürşitleri, âlimleri sebep kılmış.

Bu kutlu zevat, hidayete erdirme bakımından da Allah’ın ortağı olmadığını çok iyi bilirler.

Hakkı tebliğ etme, gerçeği anlatma vazifesini büyük bir hassasiyetle yerine getirirler. Sonra, sözlerinin kalplerde yer etmesi, yeşermesi, meyve vermesi için hidayeti Allah’tan beklerler; Ona yalvarır ve Ona sığınırlar. Devamını Oku »