namaz | Alaaddin Başar
namaz için Arşiv"
Oca 2, 2013 - Namaza Çıkan Yollar    Yorum Yok

Günah işleyen bir kişi günahına bütün varlık alemini ortak eder.

cehennem“…Ve Allah’a her an ibadet eden hücrelerini, organlarını ve duygularını isyan menzillerinde gezdirenler, büyük bir cinayet işlemiş oluyorlardı. Muhakkak, bunun cezası çok ama çok çetin olacaktı.”

Son iki cümle Yılmaz Bey’in ruhunda büyük bir sarsıntı meydana getirdi. Hissiyatını saklayamadı.

“Son ifadeleri irkilerek dinledim. Buna göre ben büyük bir sorumluluk altındayım. İçimden bir gizli ses, bu yazılanlara karşı çıkmak istiyor. Şu anda bir ikileme girdim.” dedi. Devamını Oku »

Oca 1, 2013 - Namaza Çıkan Yollar    Yorum Yok

NECDET BEY

sultan ahmed camii

Adreste verilen iş merkezine vardığında Salim bey onu dış kapıda bekliyordu. Birlikte dokuzuncu kattaki dergi merkezine çıktılar. Bu temiz ve nezih iş ortamı Yılmaz beyin çok hoşuna gitti. Bir tarafta Topkapı Sarayı, beride boğaz manzarası… Sükûnet ve her taraftan onu çağıran yüzlerce kitaplık bir kütüphane.

Salim bey, arkadaşını bu ortama çekmeyi ve konuşmalarını burada sürdürmelerini özellikle istemişti. Bunda iki temel düşüncesi vardı:

Birisi Yılmaz beyi, dergi sahibi Necdet beyle tanıştırmak, diğeri de onun sorularına hafızasından yarım cevaplar vermek yerine, kütüphaneden gerekli cevapları bulup okumak. Devamını Oku »

Ara 8, 2012 - Namaza Çıkan Yollar    Yorum Yok

Dönüşün İlk Adımı

Yılmaz bey eve vardığında içeri hemen giremedi. İçinden bir süre gezinmek geldi. Konuşulanları iç aleminde bir özetlemek, ruhunda yaptığı etkiyi tartmak, yeni bir hayata hazır olup olmadığın bir iç muhasebesini yapmak istiyordu.

Kalp aleminde müthiş bir dalgalanma başlamıştı. Kul olduğunu, başıboş olmadığını, insanların övgüsüyle oyalanmanın bir anlam taşımadığını iliklerine kadar hissediyor gibiydi. Her gece ve gündüzün onu ve bütün sevdiklerini adım adım kabre taşıdığını düşünüyor, asıl hayatın kabirden sonraki ebedî hayat  olduğunu sanki ilk defa hatırlıyordu. Bu büyük bir gafletti. Hayatı bu kısa ve geçici dünya hayatı olarak algılayınca kalbi tatmin olmuyor ve içi sıkılıyordu.

Bunları bugüne kadar niçin düşünmediğine bir mana veremiyordu. Devamını Oku »

Eki 29, 2012 - Namaza Çıkan Yollar    1 Yorum

Namaza Dair Sorular – 2, Namaz kılan kişi dünya zevklerini bir tarafa mı bırakacak? Sadece ahiret için mi çalışacak?

Masada kısa süre bir sessizlik hakim oldu.

Her ne ise,” dedi Salim bey, “konuyu burada noktalayalım. Bir diyeceğiniz yoksa ikinci sorunuza geçelim.”

Teşekkür ederim,” dedi Yılmaz bey. “buyurun. Sizi dinliyorum.”.

Sorunuz şöyleydi:

Namaz kılan kişi dünya zevklerini bir tarafa mı bırakacak? Sadece ahiret için mi çalışacak?’ Devamını Oku »

Tem 22, 2012 - Namaza Çıkan Yollar    Yorum Yok

Namaza Dair Sorular – 1, Namaz kılıp, islamiyeti temsil edemeyen müslümanlar…

“Kahvelerimizi içerken ben de bu konuda hatırıma gelen bazı sorularımı sorayım. Hem sen de biraz dinlenmiş olursun.”

“Öyle düşünme,” dedi Salim bey, “ben bir yorgunluk hissetmiyorum. Aksine size faydalı olacağım ümidiyle konuşmaktan zevk duyuyorum. Sorularına gelince, bir daha görüşmeyecekmişiz gibi her şeyi bir kerede sorup bitirme. Sorsan bile tümünü bugün cevaplandırmamı bekleme. İnşallah yine görüşecek ve bu gibi konular üzerinde sohbetler edeceğiz. İstersen sonraki görüşmemizde sana bazı kitaplar da verebilirim. Onları okuduğunda sorularında, büyük çapta azalma olacağını sanıyorum.” Devamını Oku »

Tem 22, 2012 - Namaza Çıkan Yollar    Yorum Yok

Salim Bey’in Gelişi

O gece geç saatlere kadar oturdu. Yatağa girdikten sonra da uzun süre gözünü uyku tutmadı.

Sabahleyin yarı yorgun bir halde mağazaya gitti. Saat on sularında içeri giren birisi bakışlarını raflarda dizili mallarda değil, personel üzerinden dolaştırmaya başladı. Birisini arıyor gibiydi. Göz göze geldiklerinde birbirlerini hemen tanıdılar. Yirmi yıla yaklaşan ayrılığın hasretiyle kucaklaştılar. Devamını Oku »

Tem 21, 2012 - Namaza Çıkan Yollar    Yorum Yok

Bu akışın sırrı neydi?

İçinde bir sıkıntı vardı. Sebebini bilmiyordu. Gündüz can sıkıcı bir olay da geçmemişti başından. İşleri hep yolunda gitmişti. Ama yine de sıkıntılıydı. Okuduğu son romanın etkisinde de kalmış olabilirdi. Fazla oturamadı. Evdekilere “Ben gidiyorum.” demesiyle kapıyı açıp kendini dışarı atması bir oldu.

Sokakta gezinen insanlara katıldı.  Nereye gittiğini bilmeden bir yöne doğru yürümeye başladı. Yerde sadece kediler ve köpekler geziniyorlar, ağır adımlarla bilinmeyen yönlere doğru akıyorlardı. Kuşlar alemi istirahata çekilmişti. Gözü Ay’a takıldı. O da bulutların arkasından sanki el ediyor, ben de dolaşıyorum, yalnız değilsin diyordu. Devamını Oku »

Sayfalar:«12