İnsanî arş’tan, ne anlamalıyız?

İnsanın mahiyeti terakkiye ve inkişafa müsaittir. Bu mahiyetin “Zerreden ta şemse kadar dereceleri vardır.” Yani,  uğraştığı saha, himmet ettiği mesele, ömrünü feda ettiği ideal itibariyle atom kadar küçük insanlar olduğu gibi, güneş kadar yüksek ve parlak insanlar da vardır. “Bazı insan bir zerrede boğulur, bazısında…

Kâinat simasındaki sikkenin, besmeledeki Allah lafza-i celali ile, küre-i arz simasındaki sikkenin Rahmân ismi ile ve insanın manevî simasındaki sikkenin de Rahîm ismi ile nasıl bir münasebeti vardır? İnsanın manevî simasındaki “sikke-i ulya-i rahimiyet” nasıl anlaşılmalıdır?

“Lafza-i celal, Allah’ın zâtına isim ve unvan olduğu” için bütün âlemlerdeki her çeşit tecelliyi içine almaktadır. Rahman ise, Üstadın ifadesiyle, Rezzak manasınadır ve bu isim sadece yeryüzündeki canlılarda tecelli eder. Rahîm ismi ise daha çok ahirete bakar ve yeryüzündeki bir milyonu aşkın canlı türü içinde…