EL-MUİZZ / EL-MÜZİLL

Muizz: “Dilediğine izzet ve kuvvet veren, ilimde yükselten.” Müzill: “Dilediğini zelil kılıp rahmetinden uzaklaştıran. Hor ve hakir kılan.” “…Bilin ki, Allah’ı aciz bırakacak değilsiniz. Gerçekten Allah, inkâr edenleri hor ve aşağı kılıcıdır.” (Tövbe, 9/2) İzzet denilince aklımıza hemen gelen mânâ üstünlük ve galibiyettir. Mü’minler azizdir,…

EL-HÂFİD / ER-RÂFİ

Hâfid: “Kâfirleri, asileri, mütekebbir ve zalimleri alçaltan.” “Din düşmanlarını rahmetinden uzaklaştırıp ahirette zelil eden ve cezalandıran.” Râfi’: “Sevdiği kullarını yükselten.” “Mü’minleri kendisine yaklaştırarak yücelten.” “(O), alçaltan ve yüceltendir.” (Vâkıa Sûresi, 56/3) Bu iki ismin tecellisi de büyük çapta, kulun cüz’î iradesine bakıyor. İradelerini yanlış yolda…

EL-KÂBID / EL-BÂSIT

Kâbıd: “Daraltıp sıkan.”, “Kıtlık veren” Bâsıt: “Açıp genişlik veren.”,“Bollaştıran.” “Allah, daraltır ve genişletir ve siz O’na döndürüleceksiniz.” (Bakara Sûresi, 2/245) Bu iki isim hem madde, hem de mânâ âlemi için geçerlidir. Zenginlikte genişlik, fakirlikte darlık olduğu gibi, ilimde genişlik cehalette darlık vardır. Bu iki mübarek ismin en büyük…

EL-ALÎM

“Ezelî ilmiyle, büyük-küçük, mümkün-muhal, gizli-aşikâr her şeyi bilen.” “İlmi, yaratılmış ve yaratılmamış her şeyi birlikte ihata eden (kaplayan, içine alan).”     “Doğu da Allah’ındır, batı da. Her nereye dönerseniz Allah’ın vechi (kıblesi) orasıdır. Şüphesiz ki Allah, Vâsi’dir (rahmeti ve kudreti genişdir), Alîm’dir.” (Bakara Sûresi,…

EL-FETTÂH

“Rahmet ve rızık kapılarını açan.” “Zorlukları kolaylaştıran.” “Hidayetiyle kalplere iman ve marifet kapılarını açan.” “Eğer o ülkeler halkı inansalardı ve korkup sakınsalardı, gerçekten üzerlerine hem gökten, hem yerden (sayısız) bolluklar (bereketler) açardık; ancak onlar yalanladılar, biz de onları kazandıkları nedeniyle yakalayıverdik.”(A’râf Sûresi, 7/96)   Bir…

ER-REZZÂK

“Maddî ve manevî her türlü rızkı ve bu rızıklara muhtaçları yaratan.” “Canlıların rızkını dilediği şekilde veren.” “Hiç şüphesiz, Allah Rezzak’tır; O, kuvvet sahibi, Metîn’dir.”   (Zâriyât, 51/58)   İnsan denilince, ruh ve beden birlikte düşünüldüğü gibi, rızık denilince de hem maddî, hem de manevî rızıklar…

EL-VEHHAB

“İhsanları ve bağışları bol ve devamlı olan.” “İstihkakı olmayan kuluna da ihsan eden.” “Kullarına karşılıksız ihsan eden.” “Yoksa, Azîz, Vehhab olan Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır?” (Sâd, 38/9) İşçilere verilen ikramiye, ‘hibe’ değildir. Daha verimli çalışmaları için bir nevi teşviktir, yani karşılığı beklenen bir yardımdır. Allah’ın bütün ihsan…

EL-KAHHAR

“Kudretinin karşısında her şeyi aciz bırakan.” “Her şeyi hükmüne itaat ettirebilen bir galibiyet ve hâkimiyet sahibi.” “Düşmanlarını kahrederek zelil ve perişan hale getiren.” “Yerin başka bir yere, göklerin de (başka göklere) dönüştürüldüğü gün, onlar tek olan, Kahhar olan Allah’ın huzuruna çıkarılacaklardır.” (İbrahim14/, 48) İlâhî ahlâkla ahlâklanmanın bir…

EL-ĞAFFAR

“Mağfireti, bağışlaması pek çok olan.” “Kullarının günahlarını affetmekle örten.” Taberî “Tekrar tekrar affeden.” (Gazâlî) “Rabbinizden mağfiret isteyin; çünkü gerçekten O, çok bağışlayandır.” (Nuh, 71/10) Günahlarına aldırış etmeksizin, Cennete gireceğinden emin bir halde yaşamak, büyük bir gaflet olduğu gibi, isyanlarına bakarak ‘ben artık mağfiret olunmam’ demek…

EL-MUSAVVİR

“Tasvir eden; her şeye bir suret ve şekil veren.” “Her şekli diğerinden farklı kılan.” “Mahlukatını istediği sıfat ve seçtiği surette yaratan.” “O Allah ki, Hâlık’tır, Bâri’dir, Musavvir’dir. En güzel isimler O’nundur.” (Haşr, 59/24) Varlık âlemini seyrettiğimizde ilk önce suretler âlemi gözümüze çarpar. Bütün bu suretler, mahiyetlere…