EL-MUİZZ / EL-MÜZİLL

Muizz: “Dilediğine izzet ve kuvvet veren, ilimde yükselten.” Müzill: “Dilediğini zelil kılıp rahmetinden uzaklaştıran. Hor ve hakir kılan.” “…Bilin ki, Allah’ı aciz bırakacak değilsiniz. Gerçekten Allah, inkâr edenleri hor ve aşağı kılıcıdır.” (Tövbe, 9/2) İzzet denilince aklımıza hemen gelen mânâ üstünlük ve galibiyettir. Mü’minler azizdir,…

Tecelliyle çalışmak

“Şeriat ve sünnet-i seniyyenin ahkâmları içinde cilveleri intişar eden Esma-i Hüsnanın herbir isminin feyz-i tecellisine bir mazhar-ı câmî olmağa çalış.”  Sözler   Üstad Bediüzzaman Hazretleri, “nasıl esmada bir ism-i âzam var, o esmanın nukuşunda dahi bir nakş-ı âzam var ki, o da insandır” buyurarak insanın…

Birlikte tecelli

“Bir iş, bir işe mâni olmuyor.” Sözler Bir mimar, köprüsünü yaparken, ötede çeşmesi onun yolunu bekler. Han ile uğraşırken hamamı ihmal eder. Bir işi tamamlamak için berikini yarım bırakmak, birisiyle uğraşırken ötekileri ihmal etmek durumundadır. Çünkü insan her şeyiyle sınırlı, her cihetle âciz ve bütün…

EL-HÂFİD / ER-RÂFİ

Hâfid: “Kâfirleri, asileri, mütekebbir ve zalimleri alçaltan.” “Din düşmanlarını rahmetinden uzaklaştırıp ahirette zelil eden ve cezalandıran.” Râfi’: “Sevdiği kullarını yükselten.” “Mü’minleri kendisine yaklaştırarak yücelten.” “(O), alçaltan ve yüceltendir.” (Vâkıa Sûresi, 56/3) Bu iki ismin tecellisi de büyük çapta, kulun cüz’î iradesine bakıyor. İradelerini yanlış yolda…

Dört isim

“Sâni-i Zülcelâl, hem evveldir, hem âhir, hem zâhirdir, hem bâtın.” Mesnevî-i Nuriye Kur’an-ı Kerim’de Esma-i Hüsna’dan Evvel ve Âhir, Zâhir ve Bâtın isimleri birlikte beyan edilir. Evvel ismi bize ezeliyet dersi verirken, Âhir ismi nazarımızı ebediyete çevirir ve sonunda O’na rücu edeceğimizi ihtar eder. Zâhir…

EL-KÂBID / EL-BÂSIT

Kâbıd: “Daraltıp sıkan.”, “Kıtlık veren” Bâsıt: “Açıp genişlik veren.”,“Bollaştıran.” “Allah, daraltır ve genişletir ve siz O’na döndürüleceksiniz.” (Bakara Sûresi, 2/245) Bu iki isim hem madde, hem de mânâ âlemi için geçerlidir. Zenginlikte genişlik, fakirlikte darlık olduğu gibi, ilimde genişlik cehalette darlık vardır. Bu iki mübarek ismin en büyük…

EL-FETTÂH

“Rahmet ve rızık kapılarını açan.” “Zorlukları kolaylaştıran.” “Hidayetiyle kalplere iman ve marifet kapılarını açan.” “Eğer o ülkeler halkı inansalardı ve korkup sakınsalardı, gerçekten üzerlerine hem gökten, hem yerden (sayısız) bolluklar (bereketler) açardık; ancak onlar yalanladılar, biz de onları kazandıkları nedeniyle yakalayıverdik.”(A’râf Sûresi, 7/96)   Bir…

ER-REZZÂK

“Maddî ve manevî her türlü rızkı ve bu rızıklara muhtaçları yaratan.” “Canlıların rızkını dilediği şekilde veren.” “Hiç şüphesiz, Allah Rezzak’tır; O, kuvvet sahibi, Metîn’dir.”   (Zâriyât, 51/58)   İnsan denilince, ruh ve beden birlikte düşünüldüğü gibi, rızık denilince de hem maddî, hem de manevî rızıklar…

EL-VEHHAB

“İhsanları ve bağışları bol ve devamlı olan.” “İstihkakı olmayan kuluna da ihsan eden.” “Kullarına karşılıksız ihsan eden.” “Yoksa, Azîz, Vehhab olan Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır?” (Sâd, 38/9) İşçilere verilen ikramiye, ‘hibe’ değildir. Daha verimli çalışmaları için bir nevi teşviktir, yani karşılığı beklenen bir yardımdır. Allah’ın bütün ihsan…

EL-KAHHAR

“Kudretinin karşısında her şeyi aciz bırakan.” “Her şeyi hükmüne itaat ettirebilen bir galibiyet ve hâkimiyet sahibi.” “Düşmanlarını kahrederek zelil ve perişan hale getiren.” “Yerin başka bir yere, göklerin de (başka göklere) dönüştürüldüğü gün, onlar tek olan, Kahhar olan Allah’ın huzuruna çıkarılacaklardır.” (İbrahim14/, 48) İlâhî ahlâkla ahlâklanmanın bir…