Kafirler nasıl bu hayattan zevk alıp yaşayabiliyorlar?

Soru 4: “Ey nefsim bil ki evvelki adam kâfirdir.” ifadesinden sonra kâfirin nazarına görünen hadiselerin dehşetine ve zulmetine bakıldığında; bu özellikte olanların yaşayamaması ve hayata tahammül edememesi icap eder. Fakat çok keyifli gibi görünüyorlar. Bunu nasıl izah edersiniz? Cevap: Sorunun en güzel cevabı Üstadın şu…

EL-HÂFİD / ER-RÂFİ

Hâfid: “Kâfirleri, asileri, mütekebbir ve zalimleri alçaltan.” “Din düşmanlarını rahmetinden uzaklaştırıp ahirette zelil eden ve cezalandıran.” Râfi’: “Sevdiği kullarını yükselten.” “Mü’minleri kendisine yaklaştırarak yücelten.” “(O), alçaltan ve yüceltendir.” (Vâkıa Sûresi, 56/3) Bu iki ismin tecellisi de büyük çapta, kulun cüz’î iradesine bakıyor. İradelerini yanlış yolda…

Kafir, iradesini kullanarak kafir olmuştur

“Günah işlendiği zaman kalpte bir kara leke hasıl olur. Eğer sahibi pişman olur, tevbe ve istiğfar ederse, kalp yine parlar.” Şirk ise en büyük günah: “Allah kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; bundan başkasını (sair günahları) dilediği kimse için bağışlar.” (Nisa Sûresi,48) Bu hadis-i şeriften ve…

Zulüm, inkâr ve fısk

Arif Bey, elindeki fişleri karıştırmaya başladı. Buyurun işte birisi diye bir fiş uzattı Murata. Murat âyet meâlini ağır ağır okumaya başladı: “Allah, zalimler topluluğunu hidayete eriştirmez,”   (Bakara Sûresi, 258)   İşte iki âyet-i kerime daha, diyerek fişleri masaya koydu. Âyet meâlleri şöyleydi: “Allah, kâfirler…

Allah, kâfirler topluluğunu hidayete eriştirmez

Murat, konuşulanları emer gibi dinliyordu. Bir harf olsun kaçırmadığı belliydi. Devam etti Arif Bey: — Bildiğiniz gibi, Allah’ın bir ismi de Hâdi, yani hidayet edici, hidayete erdirici. Rızıklara toprağı, ışığa güneşi, meyveye ağacı ve çocuğa ebeveyni vesile kılan Allah, hidayete de, peygamberleri, mürşitleri, âlimleri sebep…