Adeti ibadete dönüştürmek

“Evet niyet âdi bir hareketi ibadete çevirir.” Üstat hazretlerinin  “öğrendim” dediği kelimelerden biri de “niyet”. Buradaki niyeti  en başta “ihlas” olarak anlamamız gerekiyor. Zira en büyük niyet, bir işi Allah rızası için yapmaktır. Namazımıza “Niyet ettim Allah rızası için” diye başladığımız gibi, konuşurken, ticaret yaparken,…

KÜLLİYET KAZANMA 

Nur Külliyatında,  insanın külliyet kazanarak Allah’a yaklaşması konusunda çok önemli dersler ve mesajlar vardır. Allah’a yaklaşma, kulun Allah’ın rızası dairesinde hareket etmesi, O’nun marifeti, muhabbeti yolunda ilerlemesi ve O’ndan uzaklaşmayı netice veren isyanlardan, günahlardan da hassasiyetle kaçınması ile mümkün olur. “Kulum bana en fazla farzlarla,…

KÜLLÎ UBUDİYET

Nur Külliyatından çok önemli bir hakikat dersi: “Şu kâinattan maksad-ı âlâ, tezahür-ü Rububiyete karşı, ubudiyet-i küllîye-i insaniyedir.” (Sözler) Tezahür-ü rububiyet, Allah’ın terbiye ediciliğini göstererek Rab ismini tecelli ettirmesi, terbiye ettiği mahluklarını başka varlıkların da temaşasına ve tefekkürüne açması demektir. Bu terbiye öncelikle kâinatta kendini göstermiştir. Yani, önce bu…

Gerçek Sebep

Günler birbirini kovalıyor, haftalar, aylar akıp gidiyordu. Yılmaz bey, artık akşamlarını hep okumaya ayırmıştı. “Çocuk her organıyla büyür, ben de İslam’ı bir bütün olarak düşünmeli, hayatımın bütün safhalarını ona uydurmayı başarmalıyım.” diyordu. Yine de en fazla ilgi duyduğu konu, ibadet idi. Bir defasında, “Niçin namaz…

Herkes her mertebede iyyakena’büdü ve iyyakenestain diyebilir mi?

Her vicdan Allah’tan başka hiçbir şeyin ibadete layık olmadığını, kör ve sağır esbabın onu bilemeyeceğini, duasını ve niyazını işitmeyeceğini bilir. Bu biliş o vicdanın bir nevi “iyyakena’büdü ve iyyakenestain” demesidir. Şu var ki, sebeplere tesir vermeme, ancak Allah’a tevekkül etme hususunda insanlar birbirinden çok farklıdırlar….

“İyyake na’büdü ve iyyake nestain”de; “Biz yalnız sana ibadet ederiz ve ancak senden yardım dileriz.” ifadesinde neden çoğul kipi kullanılmıştır?

Bu konuda risalelede müstakil bir bahis vardır. Özet olarak: İnsan tek başına da namaz kılsa,  “na’büdü, nestein” (ibadet ederiz, yardım dileriz) derken bütün müminleri kastedebilir. Ayrıca, kâinattaki canlı-cansız her varlık kendisine verilen görevi eksiksiz yerine getirmekle Allah’a ibadet etmektedir. İnsan bunları da hayalen nazara alıp…

Asra yemin olsun ki, hiç şüphesiz insan hüsrandadır. …

“Asra yemin olsun ki, hiç şüphesiz insan hüsrandadır. Ancak, iman edip., salih amel işleylenler, birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna.” Asr Suresi, 1-3 Âyet-i kerimede sadece amel denilmeyip, salih amel buyrulması dikkate şayandır. Kaidesine uygun olmayan bir işçilik salih değildir; ortaya konulan eserin çürüme, bozulma,…

Salih amel üzerine

AMEL-İ SALİH: “İyi, güzel ve faydalı iş, Allah’ın rızasına uygun amel.” “Asra yemin olsun ki, hiç şüphesiz insan hüsrandadır. Ancak, iman edip., salih amel işleylenler, birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna.” Asr Suresi, 1-3 Kuran-ı Kerimde, imandan sonra hemen amel-i salihin zikredildiği pek çok âyet vardır….

Kalbin batını

“Bâtın-ı kalp, âyine-i Samed’dir.”  Sözler Günlük hayatımızda, yer yer, “falanın kalbi bozuk” yahut,“filânca kalp ameliyatı geçirmiş” gibi sözler ederiz. Bu konuşmalarımızda, kalbi, iki ayrı mânâsıyla kullanırız. Bunlardan biri maddî, diğeri ise mânevîdir. Bir başka ifadeyle, biri zâhirî, diğeri bâtınî…