“Ve keza nazar ile niyet, mahiyet-i eşyayı tağyir eder. Günahı sevaba, sevabı günaha kalbeder.” Bakma manasına gelen “nazar” kelimesi, çoğu zaman, “bakış açısı ve akıl” manasında da kullanılır. Meselâ, hastalıklara bir elem ve keder vasıtası olarak nazar edilebileceği gibi, günahları eriten; insanın dünya sevgisini azaltan,…
Yazar: adem
Üçüncü Söz’de beyan edilen ihtimalleri nasıl anlamalıyız?
Soru 2: Sağ yolda gidenlerin onda dokuzu kurtuluyor. Onda bir zarar ihtimali var. Sol yolun yolcusunda ise onda bir kurtulma ihtimali var. Bu ihtimalleri nasıl anlamalıyız? Cevap: İslâm dini kişinin korku ve ümit arasında yaşamasını emreder. İnsan ne kadar ibadet ederse etsin akıbetinden emin olamaz,…
İbadeti, insan vicdanı emreder
Soru 1: Ayette “Ey insanlar Rabbinize ibadet ediniz.” buyruluyor. Halbuki, ibadet iman edenlere teklif edilen bir vazifedir. Burada niçin insanlar muhatap alınmıştır? Cevap: Ayetin meali şöyle: “Ey insanlar, sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet ediniz ki takva mertebesine vasıl olasınız.” Bakara Sûresi, 21…
KÜLLİYET KAZANMA
Nur Külliyatında, insanın külliyet kazanarak Allah’a yaklaşması konusunda çok önemli dersler ve mesajlar vardır. Allah’a yaklaşma, kulun Allah’ın rızası dairesinde hareket etmesi, O’nun marifeti, muhabbeti yolunda ilerlemesi ve O’ndan uzaklaşmayı netice veren isyanlardan, günahlardan da hassasiyetle kaçınması ile mümkün olur. “Kulum bana en fazla farzlarla,…
Sebepler tenteneli bir perdedir
“Binaenaleyh nimete bakıldığı zaman Mün’im, san’ata bakıldığı zaman Sâni’, esbaba nazar edildiği vakit Müessir-i Hakikî zihne ve fikre gelmelidir.” Bir nimetin sadece insana olan faydalarına nazar edilirse ona mana-yı ismiyle bakılmış olur. Halbuki o nimet, insanı ve onun ihtiyaçlarını bilmeyen toprağın, suyun, ağacın yahut…
TANIMAZLARIN İŞBİRLİĞİ
Bu dünya hikmet dünyasıdır. Eşyanın yaratılışı çoğu zaman ani ve defi değil, tedricen, yani zaman içinde ve kademeli olarak gerçekleşir. Nitekim, Kur’an’ın özeti olan Fatiha Sûresinde bütün medih ve senanın Allah için ve O’na layık olduğu zikredildikten sonra, Allah’ın marifeti noktasında ilk olarak Rabbü’l-âlemin ismine…
EL-MUİZZ / EL-MÜZİLL
Muizz: “Dilediğine izzet ve kuvvet veren, ilimde yükselten.” Müzill: “Dilediğini zelil kılıp rahmetinden uzaklaştıran. Hor ve hakir kılan.” “…Bilin ki, Allah’ı aciz bırakacak değilsiniz. Gerçekten Allah, inkâr edenleri hor ve aşağı kılıcıdır.” (Tövbe, 9/2) İzzet denilince aklımıza hemen gelen mânâ üstünlük ve galibiyettir. Mü’minler azizdir,…
Bize Bizden Yakın
Yakınlık denilince insanın aklına, öncelikle, mesafe yakınlığı gelir. Halbuki, günlük hayatımızda yakınlığı daha farklı şekilleriyle de kullanırız; yakın akrabam, cana yakın, gelmesi yakın gibi. Bütün mekânları yaratan Allah, mekândan münezzeh olduğuna göre, O’nun bize yakınlığı, yahut bizim O’nun yakınlığını talep etmemiz elbette mekân ve mesafe…
Benzemezlik
Her varlığın kendine mahsus bir “zatı”, kaderin çizdiği bir “özellikler dünyası” ve icra ettiği bir “fiiller âlemi” vardır. Bu farklı mahiyetler ve onların gördükleri değişik işler, harika bir nizam içinde cereyan etmekte ve bunların tümünden kâinattaki nizam ortaya çıkmakta ve bu âlemin yaratılışındaki İlâhî maksatlar…
Nefse edilen zulüm
“En kıymettar âletleri en kıymetsiz şeylerde sarfedip, nefsine zulmettin.” Sözler Bu güzel söz, “Muhakkak, Allah, mü’minlerden nefislerini ve mallarını cennet mukabilinde satın aldı” âyet-i kerimesinin tefsiri sadedinde ifade buyrulmuş. Nefis; akıl ve kalbimizden elimize ayağımıza kadar bütün cihazatımızı ve duygularımızı, mal ise bunların dışında kalan maddî…