Bir ağaca bakalım. Ağacın içinde bir tezgâh çalışıyor. Orada manevî bir fabrika var. Ağacı kestiğimizde böyle bir fabrikaya rastlamıyoruz, ama o ağacın dallarından asılan meyveler “biz bu fabrikanın mahsulleriyiz” diyorlar. İşte ağacın maddesi olan odundan öte, onda bir manevi fabrika faaliyet gösteriyor. Bu odun maddesi…
Kategori: Hikmetli Nükteler
Alaaddin Başar’dan nükteler ve hikmetler
Beden ruhun hanesidir…
Üstat hazretleri beden ruhun hanesidir buyurur. O hanede vazife gören ruh haneden daha mükemmeldir. Zira, efendi odur, beden onun hizmetine verilmiştir. Padişah, saraya göre değil, saray padişaha göre şekillenir. Ruh bedenden daha kâmil, daha latif, daha güzeldir. Nitekim, bedendeki güzellikler bir bakıma ondan gelmektedir; yani…
Gıybet caiz, ama nerde?
Gıybet eden bir insan gıybet ettiği kimseden helâllık almadıkça bu cürmün ağır cezasından kendini kurtaramaz. Nur Külliyatında gıybetin câiz olduğu birkaç madde sıralanırken, “Bir de o gıybet eden adam fâsık-ı mütecahirdir. Yâni, fenalıktan sıkılmıyor, belki işlediği seyyiatla iftihar ediyor” ifadesine yer verilir. Demek ki, bir günahı âşikâre…
İnsan hakları yerine kul hakları…
Günümüzde insan haklarından çokça söz edilir. Ama bu sözler her nedense uygulamaya bir türlü konulamaz. Sadece beyannamelerde, bildirilerde, makalelerde mahpus kalır. “İnsan hakları” tabiri aslında caydırıcı bir ifade değil. Hak ve hukukun korunması sadece insanoğlunun insafına ve vicdanına bırakılmış. Belli bir müeyyidesi yok. En kötü ihtimalle…
İnkar insana hiç yakışmyor…
Hergün, gerek nefsinde gerek haricî âlemde, gayb ve şehadetin nice misâllerine muhatap olan insanın, gaybı inkâr etmesi ne kadar tuhaf değil mi? İsterseniz bu tuhaflığın kısa bir tahlilini birlikte yapalım: Bir münkir meselâ, “melekleri” neyi ile inkâr ediyor? Eliyle, ayağıyla mı? Ciğeriyle, midesiyle mi?… Hayır……