“Muhabbet şu kâinatın bir sebeb-i vücududur” ifadesi ile, bu sırda geçen “rahmetin tezahüratı” arasında nasıl bir ilgi vardır?

Bir hadis-i kutsîde, “Ben gizli bir hazine idim, bilinmek istedim ve mahlukatı yarattım.” buyruluyor. “Bilinmek istedim.” diye tercüme edilen kısmın aslı “bilinmeye muhabbet ettim” şeklindedir. İşte “Muhabbet şu kâinatın bir sebeb-i vücududur” cümlesi bu muhabbete işaret etmektedir. Bu muhabbet ise varlıkların yaratılmasının sebebi olduğu gibi…

Kâinatı şenlendiren ve karanlıklı mevcudatı ışıklandıran rahmettir, ne demektir?

Canlı-cansız bütün varlıklarda rahmetin ilk tezahürü, onların yoklukta kalmayıp varlık nimetine kavuşmalarıdıır. Üstadın ifadesiyle “ademde kalmayıp vücuda gelmek”tir. İşte kâinat var olmakla bu rahmete mazhar olmuş, hayatla yeni bir rahmete kavuşmuş ve ayrı bir karanlıktan kurtulmuştur. Meleklerden, hayvanlara ve insanlara kadar bütün canlılar hayat ile…