“Dili yok kalbimin ondan ne kadar bizarım.” mısraında güzelce ifade edildiği gibi, kalbe gelen manalar, zevkler, hisler çoğu zaman ifade edilemez, kaleme dökülemezler. Bir seyahatimizde çok hoşumuza giden bir manzarayı dostlarımıza anlatırken “çok güzeldi, harikaydı, anlatamam mümkün değil” gibi sözlerle yetinir, kendi hissimizi ve zevkimizi karşımızdakine aynen aktaramayız. Aklî meseleler…
“Sönük aklıma uzaktan göründü” ifadesini nasıl anlamalıyız?
“Bu ders akıldan ziyade kalbe nazırdır, delilden ziyade zevke bakar.” cümlesi, besmelenin sırlarının kalp ağırlıklı olduğuna ve aklın bu sahada sönük kalacağına işaret etmiş oluyor. Bu ifadede tevazu manası da olmakla birlikte, hakikatlerin keşfinde insanın acz, fakr ve zaafını bilerek dergah-ı İlahiyeye iltica etmesinin önemi ders verilmektedir. Bu tarz ifade…
Besmelenin nurları sadece rahmet açısından mı görülebilir?
Bilindiği gibi Allah ismi Cenab-ı Hakk’ın zâtına bir unvandır ve bütün sıfatları ve isimleri birlikte ifade etmektedir. Allah isminden sonra rahmet ifade eden iki ismin gelmesiyle, rahmete dikkatimiz çekilmiş oluyor. Bu iki isim yerine “Kahhar, Cebbar” gibi iki tane celalî isim, yahut Aziz ve Ğaffar gibi bir celalî bir de…
Zerre’den: Şeytanın ilka etmekte olduğu vesveselerden biri…
İ’lem Eyyühel-Aziz! Şeytanın ilka etmekte olduğu vesveselerden biri: “Yahu, şu koyun veya inek, eğer Kadîr ve Alîm-i Ezelî’nin nakşı, mülkü olmuş olsa idi; bu kadar miskin bîçare olmazlardı. Eğer bâtınlarında, içlerinde Alîm, Kadîr, Mürîd bir Sâniin kâlemi çalışmış olsaydı, bu kadar cahil, yetim, miskin olmazlardı.” diyen ve cinnî şeytanlara üstad…
O hayvanları insanlar için zelil kıldık, onların hizmetine verdik…
Yâsîn Sûresinde insanın emrine verilen hayvanlardan söz edilirken, şöyle buyrulur: “Onları (o hayvanları) kendileri için zelil kıldık (onların hizmetine verdik). Onlardan bazılarına biniyorlar, bazılarını da yiyorlar.” Yâsîn Sûresi, 72 İnsi şeytanlar diyorlardı ki, bu hayvanlar Allah’ın eseri olsalar böyle zelil, biçare olmazlardı. Cenab-ı Hak da buyuruyor ki, onları sizin için…
Ortası yok…
Malum ya, sermaye ne kadar çok olursa kâr da zarar da o nispette büyük olur. İnsanın istidat sermayesi cinlerinkinden çok ileri derecededir. Bu sermayenin yerinde kullanılmasıyla, cinlerin erişemeyeceği mertebelere çıkıldığı gibi, yanlış kullanılmasıyla da onların yapamayacakları kadar büyük şerler işlenir. Onun için Üstat hazretleri böyle şerli insanlara “cinnî şeytanlara üstad…
EL-MÜHEYMİN
“Gözetici ve koruyucu.” “Her şeyi murakabe ve muhafaza eden.” “İbadetlerin sevabını eksiksiz veren” “ O, …Selâm’dır, Mü’min’dir, Müheymin’dir.” (Haşr,59/ 23)
Bediüzzaman ve Risale-i Nur Hakkında merak edilen sorulara cevaplar (Video)
Prof.Dr. Alaaddin Başar’dan Bediüzzaman Hazretleri ve Risale-i Nur Külliyatı hakkında en çok sorulan soruların cevapları.
Allah dünyadaki insanları neden eşit yaratmamış? Kimini zengin, kimini fakir, kimini mü’min, kimini kafir? Bu zulüm değil mi? – 4. Bölüm
Çaylarını içip kalktılar. Caddeye çıkarak parka doğru yürümeye başladılar. Arif Bey: — Ağabeyin ne âlemde, teftişten döndü mü? diye sordu. — Hayır. Henüz dönmedi.
Eşitlik güzel midir?
“Eşitlik güzel midir?” konusunda bir anket yapsanız, umarım, çoğu kimse sorunuzu tuhaf karşılayacak, “bunun da sözü mü olur?” diyecektir. Ama, meseleye dikkatle yaklaşsalar ibretle görürler ki, hemen bütün güzelliklerin kaynağında “eşit olmamak” yatar. Şu kâinat yaratılmadan, bütün varlık âlemi yoklukta eşittiler. Cenâb-ı Hakk bu âlemi yaratmayı irade buyurunca bu eşitliğin…