Kesafet ve Letâfet

İ’lem Eyyühel-Aziz! Maddî olan bir şey, kesafeti ne kadar fazla olursa o  nisbette ince ve gizli şeyleri göremez ve onları idraktan kasırdır. Fakat nur ve nuranî şeyler, ne kadar nuraniyette terakki ederse, o nisbette ince ve gizli şeylere nüfuzu tam ve keskin olur. Ve keza…

Sen Allah’tan uzaksın ama o sana çok yakın

İ’lem Eyyühel-Aziz! Ulûhiyetin azameti, izzeti, istikâliyeti, her şeyin, -küçük olsun büyük olsun, yüksek olsun alçak olsun- taht-ı tasarrufunda bulunduğunu istiyor. Senin hıssetin veya hakaretin, onun tasarrufundan hariç kalmasına sebeb olamaz. Çünki senin ondan bu’dun varsa da onun senden bu’du yoktur. Veya senin bir sıfatının hakareti…

Varlık ve yokluk üzerine

“Adem-i mutlak zaten yoktur, çünkü bir ilm-i muhit var.”  Mektûbat Vücut, Allah’ın ezelî bir sıfatı. Türkçesi, varlık. O’nun lütfuyla yokluktan kurtulup varlık sahasına kavuşana da “mevcud” diyoruz. Yâni vücut bulmuş, var olmuş. Allah’ın icadiyle var olan her mahlûk, mevcud ismiyle anılır. … Var ve yok…

İman ile hayatı hayatlandırmak

“Hayatın lezzetini ve zevkini isterseniz, hayatınızı imân ile hayatlandırınız ve ferâizle zînetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhâfaza ediniz.” SÖZLER Bu dünya gölgeler âlemi; ahiret asıl… Bu dünya fanilik beldesi; ahiret baki… Bu dünya bir imtihan meydanı ve ahiret tarlası; sonuçlar ötede alınacak, mahsuller orada derlenecek. Dünyanın…

SIRAYLA DEĞİL BİRLİKTE

Cenâb-ı Hakk’ın, yaratma, hayat verme, şekillendirme gibi İlâhî fiillerinden her birinin icraatı küllîdir; yani o fiile muhatap olan fertlerin tümünün işleri, sırayla değil, birlikte görülür. Örnek olarak, “rızık verme” fiilini alalım. Bu fiil küllîdir; rızıklanan her canlı ise o fiile mazhar olmuş cüz’i bir ferttir….

EL-HÂFİD / ER-RÂFİ

Hâfid: “Kâfirleri, asileri, mütekebbir ve zalimleri alçaltan.” “Din düşmanlarını rahmetinden uzaklaştırıp ahirette zelil eden ve cezalandıran.” Râfi’: “Sevdiği kullarını yükselten.” “Mü’minleri kendisine yaklaştırarak yücelten.” “(O), alçaltan ve yüceltendir.” (Vâkıa Sûresi, 56/3) Bu iki ismin tecellisi de büyük çapta, kulun cüz’î iradesine bakıyor. İradelerini yanlış yolda…

Hayır da şer de Allah’tandır

Arif Bey, yerinden kalktı: — İsterseniz bu faslı kapayalım, dedi. Yeni bir konuya geçmeden, size biraz kuru yemiş ikram etmek isterim. Sanırım kahvaltı yapalı dört beş saat geçti. Yanında çay da iyi gider. Ama diye ekledi: — İsteyene meşrubat da getirebilirim. Gençlerin, “zahmet olur, teşekkür…

Kul hakkının manevi boyutu

İnsan her şeyden önce kuldur; âlemlerin Rabbinin kulu. Bedenini bütün bir kainattan ince ölçülerle süzüp yaratan, ruhunu ise doğrudan yaratıp o bedene sultan eden Allah’ın kulu. Bu kul, O’nun eseridir, O’nun mülküdür, O’nun isimlerine en güzel bir aynadır. Ve bu kul, bu mükemmel aynayı hassasiyetle…

Varlığımızı hikmet dairesinde değerlendirebiliyor muyuz?

Hikmet ve kudret hem dünyada hem de ahirette birlikte tecelli ederler. Yani, Allah’ın kudretiyle yaratılan her şey hikmet üzere yaratılır. Bununla birlikte, dünyada hikmet daha çok nazara çarpar, ahirette ise kudretin azameti ön plana çıkar. Bir örnek verelim: Yıldızlar da güzeldir, çiçekler de. Ancak, yıldızları…

Dört isim

“Sâni-i Zülcelâl, hem evveldir, hem âhir, hem zâhirdir, hem bâtın.” Mesnevî-i Nuriye Kur’an-ı Kerim’de Esma-i Hüsna’dan Evvel ve Âhir, Zâhir ve Bâtın isimleri birlikte beyan edilir. Evvel ismi bize ezeliyet dersi verirken, Âhir ismi nazarımızı ebediyete çevirir ve sonunda O’na rücu edeceğimizi ihtar eder. Zâhir…