Belki şöyle bir işaret de olabilir. Sert olan toprağın delinmesi için ağacın sert gövdesi ve dallarına görev düşebilirdi. Aynı şekilde yumuşak havada ise yumuşak kökler daha rahatlıkla intişar edebilirlerdi. Hilkatte bunun aksi bir tecelli ile karşılaşıyor ve İlahi kudrete nispeten büyük küçük, az çok fark…
Etiket: sözler
Mübarek hayvanlar olarak bahsedilenlerin dışındakiler mübarek değiller mi? Veya mübarek kelimesini nasıl anlamalıyız?
Her hayvan, kendisine verilen görevi eksiksiz yapmakla Allah’a ibadet eder ve onu tespih eder. Bu ibadetinin manevî mükâfatını da ahirette mutlaka alacaktır. Bu konu On Yedinci Sözde hem izah, hem ispat edilmiştir. Ancak, “mübarek” kelimesini her hayvan için kullanmayız. Çünkü bu kelimenin manasında “bereket, ihsan,…
Her varlığın “bismillah” deyip, çok büyük işler yaptığını müşahede edilmekle beraber, bazen de mahlukatın perişaniyet ve aczi de dikkat çekmektedir. Bu iki meseleyi nasıl bağdaştıracağız?
Her varlık yaptığı bütün işleri Allah namına yapmakta, O’nun ihsanıyla kendi gücünün çok ötelerinde işler başarmaktadır. Öte yandan, bu dünya hayatında “cemal ve celal tecellileri” birbirini takip etmekte, “her kemale bir noksan katmak bu âlem-i kevn ü fesadın muktezası” olduğundan, sıhhatli hastalık, gençliği ihtiyarlık, izzeti…
Yirmi Altıncı Söz Kader Risalesi – Tamamı (Video)
Kaderle ilgili merak edilen tüm soruların cevaplarını mükemmel şekilde sunan Bediüzzaman Hazretlerinin Kader Risalesi isimli eserinden Prof.Dr.Alaaddin Başar hocamızın izahları eşliğinde istifade etmek için buyrun: [vimeogallery] [/vimeogallery]
Sahib-i Kâinatın ismini alan kimselerin, “her hadisatın karşısında titremeden kurtulması” her zaman olmuyor. Yani besmeleyle başladığımız işler ve faaliyetler, bazen sıkıntı ve meşakkat verebiliyor. O halde kâinat sahibinin ismini almayı nasıl anlayacağız?
Besmeleyle başlanan bir işin mutlaka başarıyla sonuçlanacağı şeklinde bir hüküm vermek yanlış olur. Ama mutlaka hayırla sonuçlanacağı rahatlıkla söylenebilir. Üstadın “Esbaba teşebbüs bir dua-ı fiilîdir.” sözünü hatırlayalım. İnsan başarı için gerekli sebepleri yerine getirdiğinde kendine düşen görevi yapmış olur. Neticeyi yaratmak Allah’ın hikmetine bağlıdır. Bir…
Besmeleye “İslâm nişanı” deniliyor. Acaba diğer dinlerde besmele yok muydu?
İslam nişanı denilmesinden maksat şudur: “Bir kişinin bir işe başlarken besmele çektiğini görsek onun müslüman olduğuna hükmederiz.” İslâm nişanı sadece besmele değildir. Bir kimsenin namaz kılması, oruç tutması da islam nişanıdır. Bütün semavî dinlerde kişiye ancak Allah’a kul olduğu ders verilir ve bütün işlerini O’nun…
Birinci Söze “Bismillah her hayrın başıdır. Biz dahi başta ona başlarız” denilerek başlanıyor ve bu konuda yapılan güzel ve doyurucu açıklamalara Lem’alardan da on sayfa kadar açıklama ekleniyor. Besmele üzerinde bu kadar önemle durulmasının hikmeti nedir?
Önce şunu ifade edelim: “Bismillah her işin başıdır.” denmeyip de “her hayrın başıdır” denilmesinde ince bir mesaj vardır. Demek ki, hayır olmayan şeylere başlarken besmele çekilemez. Mesela, bir hırsız yaptığı soyguna besmele ile başlayamaz. O halde, insan öyle işler yapmalıdır ki onlara besmele ile başlayabilsin….
İlk sekizdeki hakikatlerin özellikle “kısaca ve avam lisanıyla” nazara verilmesinin hikmeti nedir?
Bilindiği gibi ilk sekize dokuzuncu da eklenerek tamamı Küçük Sözler adıyla müstakil bir eser olarak basılmıştır. Kolay anlaşılan derslerle işe başlamak zamanla zor konulara geçmek hikmetin gereğidir. Küçük Sözlerde okuyucu ilk sekiz söze rahatlıkla muhatap olmakta ve dokuzuncuda birden bire çok yüksek ve çok derin…
Bediüzzaman’ın nefsini herkesten ziyade öne almasının hikmeti nedir?
İnsanın birinci muhatabı kendi nefsidir. Üstadımız, “Nefsini ıslah etmeyen başkasını ıslah edemez.” buyurur. Buna göre, bir insan diğer insanlara hakkı tebliğ edip onları günahlardan menetmek istiyorsa, bunun birinci şartı kendini ıslah etmesidir. “Lisan-ı hal lisan-ı kalden daha kuvvetli tesir” ettiği için, insan önce kendi özel…
Üstadımız ilk sözde bir askeri muhatap alıyor. Bunun meslekle mi yoksa şahsın kendisiyle mi alakası vardır?
Bu sözün yazılmasına “asker bir nur talebesi”nin sebep olup olmadığı konusunda bir bilgim yok. Ancak, Üstad “İnsan bu dünyaya bir memur ve misafir olarak gönderilmiş.” buyurarak dünya hayatının iki ayrı yönünü ortaya koyuyor: Birisi insanın başıboş olmağı, bu dünyada dilediği gibi değil emir tahtında hareket…