İnsanın bir ferdi, sair hayvanatın bir nev’i hükmündedir.

“İnsanın bir ferdi, sair hayvanatın bir nev’i hükmündedir.”  Lem’alar İnsan garip bir varlık… İki insan aynı manzarada farklı şeyler hissediyor, aynı kitaptan ayrı mânâlar süzüyorlar. Aynı kâinatı değişik değerlendiriyor ve insanlığa birbirinden çok uzak mânâlar veriyorlar. Nur Külliyatından bir hakikat dersi: “İnsanın bir ferdi, sair…

Niyaz

“Dua bir ubudiyettir. Ubudiyet ise semeratı uhreviyyedir.” Mektûbat   Âlemlerin Rabbi, semâ âlemini de arz âlemini de insana göre ve insan için terbiye etmişti. İns ve cinne hak yolu, doğru yolu, kendine vâsıl olan yolu göstermek üzere inzal buyurduğu Kur’an-ı Kerim’i de “âlemlerin Rabbi olan…

Kur’an’ın vazifesi

 “Kur’an’ın vazife-i asliyyesi, daire-i rububiyetin kemâlât ve şuunatını ve daire-i ubûdiyetin vezâif ve ahvâlini talim etmektir.” Sözler “Rahmetim gadabımı geçti.” buyuran Rabb-ül âlemin, bu varlık âlemini yokluk karanlığından kurtardı. Altı devrede bu kâinatı şu hazır hâle yine rahmet ve keremiyle getirdi. O devrelerdeki İlâhî icraat…

Şeytana Çarpılanlar

“Kavga kapısını kapamak için, banka kapısını kapayınız.” Sözler İnsan, bir tarafta kalp, akıl ve vicdan; beride dünya, nefis ve şeytan arasında sıkışıp kalmış, ağır bir imtihan geçiriyor. İmtihan ağır, ama kazanabilirse neticesi çok yüksek, çok değerli. Bakara Sûresinin başında, “Kur’an’ın muttakiler için bir hidayet olduğu”…

İslâm’ın Köprüsü – Zekat

“İnsanların hey’et-i içtimaiyesinde intizam ve asayişi temin eden köprü zekâttır.”  İşârât-ül İ’caz Dünya imtihanının beş temel sorusundan biri: Zekât Temel soru diyoruz, çünkü teferruat uçsuz bucaksız. Her emir ve yasak ayrı bir imtihan sorusu. Ayrıca, her insanın bir gün boyunca karşılaştığı bütün hâdiseler birer imtihan…

Birlikteki Kemâl

“Tevhid ve vahdette cemâl-i İlâhî ve kemâl-i Rabbanî tezahür eder.” Şualar Bu hikmet dolu cümle bize küllî tefekkür dersi verir. Söz konusu cümlenin devamında bu küllî tefekküre üç tane harika misâl verilir: Şifa, rızık ve hidayet. Bu nimetler, tek bir insan için düşünüldüğünde de yine Allah’ın…

Nur ve kuvvet-II

Hissetme, anlama ve iman… İnsan ruhuna ulviyet kazandıran üç ayrı hâdise. Hissetme, meselâ görme ile anlama arasında bir yönüyle benzerlik var. İkisinde de kavrama, içine alma, her yönüyle ihata etme, kaplama vardır. İnsan bir çiçeğe baktı mı, onun görüntüsü bütünüyle gözde teşekkül eder; âyineye akseden…

Nur ve Kuvvet-I

Nur zulmetin zıddıdır. Genellikle, nur denilince hayâlimizde parlak bir ışık, zulmet denilince de koyu bir karanlık canlanır. Bu mânâ yanlış değil, ama eksik. Madde âlemini aydınlatan ışığa “nur” ve bu âlemi seyretmemize engel olan karanlığa “zulmet” dediğimiz gibi, mânâ âleminin de nur ve zulmetlerini aynı…

Umursamazlık hastalığı

“İnsanları fikren dalâlete atan sebeplerden biri; ülfeti ilim telâkki etmeleridir.”  Mesnevî-i Nuriye  Ülfet: Şu muhteşem kâinatta sergilenen ve her biri bir kudret mûcizesi olan mükemmel eserleri üstünkörü bir nazarla geçiştirme, onları bildiğini zannetme ve derinlemesine düşünmekten hassasiyetle kaçınma hastalığı. İnsan fikrini yanlış yollara sevkeden, vehimlere…

Yakınlık ve uzaklık…

“Cenâb-ı Hak, herşeye herşeyden daha yakındır. Fakat, herşey O’ndan nihayetsiz uzaktır.”  Sözler Mekândan münezzeh olan Allah, mekânın her köşesindeki mahlûkatına onların nefislerinden daha yakın… Mekânda yer tutanlar, birbirlerine göre yakında veya uzakta bulunurlar.