Gerçek İnsan

İman, insanı insan eder. Belki insanı sultan eder.” Sözler

Cenâb-ı Hak   güneş ve Ay’dan, denizlere ve karalara kadar birçok mahlûkunu insanın hizmetine vermekle onu diğer varlıklar üstünde bir sultan gibi yetkili kılmıştır. İşte bu üstün yaratılışının farkında olarak Rabbine iman eden kimse yeryüzüne halife olur.

Müminin sultanlığı, başka insanlara hükmetme ve onları emrinde çalıştırma gibi dünyevî bir makam değildir. “Kâinât ağacının en son ve en cemiyetli meyvesi” olan insana, bütün bir kâinâtın hizmet etmesi, bir ağacın bütünüyle meyveye hizmet etmesi gibidir. Bu cihetle o meyveye, mecazî olarak,  ağacın sultanı denilebilir.  Kökü, gövdesi, dalları, yaprakları ve çiçekleri hep o meyve için hazırlanmışlar ve onun hizmetine verilmişlerdir.

Meyveye düşün görev, bu hizmetçilere karşı büyüklenmek ve gurura sapmak değil, kendisine hizmet eden her şey için o ağacın Rabbine hamd ve şükür etmektir.

Bu görevi hakkıyla yerine getirenler hakikî insan olurlar. Aksi yolda gidener ise bu büyük şerefi kaybetmeke, âyet-i kerîmede haber verildiği gibi, hayvân gibi hattâ onlardan daha aşağı bir hayat geçirirler.

“ … Onlar hayvânlar gibidirler, belki yolca onlardan daha da şaşkındırlar.”   Furkan Sûresi, 44

Bilindiği gibi fiilî isimler,  yapılan işlerden doğar. Mimarlık yapana mimar, hırsızlık yapana hırsız denildiği gibi, bütün ömrünü hayvanlar gibi sadece yeme, içme ve diğer dünya zevklerine harcayan kimseler de insanlık mânasından tamamen uzak kalırlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.