MECÎD

“Zâtı mukaddes, şânı yüce, keremi ve ihsanı bol olan.” “(Allah) yüce arşın sahibidir; Mecîd’dir.” (Bürûc Sûresi, 85/15) Allah’ın şânı yüce olduğu gibi, ihsan ve yardımı da son derece boldur. Demek oluyor ki, bu mübarek isimde her iki sıfat birden ifade edilmektedir. “Elbette, Rabbimizin şânı yücedir. O, ne bir eş edinmiştir, ne…

HAMÎD

“Sena edilen, övülen.” “Fiilleriyle ve nimetleriyle hamde lâyık olan.” “Ancak kendisine hamd edilen.” “O’dur ki, onlar umutlarını kestikten sonra yağmuru indirir ve rahmetini serip yayar. O, Velî’dir, Hamîd’dir.” (Şûrâ Sûresi, 42/28) ‘Hamd etmek’ denilince öncelikle, methetmek ve senada bulunmak akla gelir. Bu ise, bir kemâle karşı hayret ifadesidir. Nur Külliyatı’nda, hamdin ancak Allah’a…

VÂRİS

“Her şeyin tek varisi, hakikî sahibi” “Her şey yok olup gittikten sonra Bâkî kalan.” “Biz, refahından şımarıp azmış nice şehri helâk ettik. İşte meskenleri; kendilerinden sonra bunların pek azında oturuldu. (Onlara) biz vâris olmuşuzdur.” (Kasas,28/ 58) Bu ismin bir önceki isimle çok yakın ilgisi vardır. Fani olan varlıklar bu dünyadan göçtüklerinde, bütün…

TEVVÂB

“Kullarının tövbesini kabul eden.” “Kullarına tövbe kapılarını açan,onları tövbeye sevk edecek sebepler yaratan.” “Kullarını cezalandırmayıp mağfiret eden.” “Ancak, tövbe edip hareketlerini düzeltenler ve hakikati gizlemeyip açıklayanlar(agelince); artık Ben onların tövbelerini kabul ederim. Ben, Tevvâb ve Rahîm’im.” (Bakara Sûresi, 2/160) İsyanlarının artmasıyla tövbe kapısından uzaklaşan kullarını, Cenâb-ı Hak değişik vesilelerle düşünmeye ve…

MÂCİD

“Zâtı mukaddes, şânı yüce, ihsanı bol olan.” Bu ism-i şerif, Mecîd ismiyle aynı mânâdadır. Mecîd ismi, Mâcid ismine göre daha mübalağalıdır. Selam ve dua ile…

MÜBDÎ

“Varlıkları, daha önce bir misli ve benzeri olmaksızın, ilk defa yaratan.” Varlıkların yaratılışı iki tarzdadır: Birisi ibdâ’, diğeri ise inşâ. İbdâ’, daha önce yapılmış bir başka şeyi taklit etmeden, bir şeyi ilk ve son olarak en mükemmel ve misilsiz şekilde yaratmak demektir. Ne güneş sistemi bir başka sistemden örnek alınarak yaratılmıştır, ne insan,…

SABÛR

“Azap etmekte acele etmeyen.” “Cezayı, bir vakte kadar tehir eden.” Bütün sıfatları mutlak ve sonsuz olup, dilediğini hemen icra edebilen Allah’ın, Sabûr ismi, insanların anladığı mânâda bir sabır olmaktan münezzehtir. O’nun sabrı, ‘acele etmemek’ mânâsınadır. Kâinatın altı devrede yaratılmasında, bir ağacın yıllar sonra meyve vermesinde, ekilen tohumun aylar sonra yeryüzüne çıkmasında hep bu Sabûr isminin tecellileri…

AFÜVV

“Çok affedici olan.” “Günahları imha edip sahibini cezalandırmaktan vazgeçen.”“Bir hayrı açıklar ya da gizli tutarsanızveya bir kötülüğü bağışlarsanız, şüphesiz Allah, Afüvv ve Kadîr’dir.” (Nisâ Sûresi, 4/149) Bu ismin Ğaffâr isminden daha şümullü olduğu beyan edilmiştir. Zira, Ğaffâr ismi ‘günahları örten’ mânâsınadır. Afüvv ismi ise, ‘günahın karşılığı olan cezayı tamamen ortadan kaldıran’ demektir. Bu isme mazhar olan bir günahkâr, yaptığı isyana karşı…

EL-MUKADDİM / EL-MUAHHİR

Mukaddim: “Dilediğini öne geçiren.”, “İleri alan” Muahhir: “Dilediğini geri bırakan.”, “Tehir eden.” “Allah’ı sakın zalimlerin yaptıklarından gafil sanma. Onları, gözlerin dehşetle dışarı fırlayacağı bir güne ertelemektedir.” (İbrahim Sûresi, 14/42) Her iki isim de Cenâb-ı Hakk’ın meşiet ve iradesiyle ilgilidir. Hakîm olan Allah’ın bu dilemeleri de hikmet üzeredir. İnsan bedenine bakalım: Başa bir üstünlük verilmiş, kıymet…

MUKSİT

“Mazlumun hakkını zalimden alan.” “Haksızlıkları düzeltip hakkı yerine getiren.” “Kullarına muamelesi, tam adalet ve merhamet üzere olan.” Allah, zulme uğrayan bir kulunun hakkını zalim kulundan alırken, o zalimin hukukuna da riayet eder. Ona da kıl kadar olsun zulmetmez. İnsanların bu mânâda bir adalet tesis etmeleri oldukça zordur. Meselâ bir insan…