Kâbeye Dönen Yüz

Bir gün, akşam namazını kılmak üzere yüzünü kıbleye döndü, tam tekbir alacakken, kafasına bir soru takıldı: “Allah, mekândan münezzehti; bütün mekânları o yaratmıştı. O halde, Onun huzuruna çıkmak isteyen bir kul, yüzünü niçin Kâbe’ye dönüyordu? Namazdan sonra ansiklopediye baktı. Kâbe maddesinde şu bilgilere ulaştı: Kâbe…

Fikir Yoğunluğu

Yılmaz bey bir süre Salim beyin verdiği kitapları okudu. Bu güne kadar hep roman okumuştu. Fikir yoğunluklu kitaplarla ilk defa tanışıyordu. Hayal kurmalar, yerini  düşünmeye ve kafa yormaya bırakıyordu. Her günü bir başka düşünce ikliminde geçiyor, her gün ayrı bir terakki kapısı buluyor, içeri giriyor…

Meleklerin Secdesi

Bir yanda Peygamber Efendimiz (asm.) ve ona vahiy getiren Cebrail… Onların hemen arkasında insanlara hidayet yolunda rehberlik eden peygamber varisi büyük âlimler ve mürşitler. Karşı tarafta, insanlara hak ve hakikatin kapısını kapamayı meslek edinmiş şeytanlar ve onların izinde giden insanlık düşmanları ve hidayet engelleri… Firavunlar,…

Tecelliyle çalışmak

“Şeriat ve sünnet-i seniyyenin ahkâmları içinde cilveleri intişar eden Esma-i Hüsnanın herbir isminin feyz-i tecellisine bir mazhar-ı câmî olmağa çalış.”  Sözler   Üstad Bediüzzaman Hazretleri, “nasıl esmada bir ism-i âzam var, o esmanın nukuşunda dahi bir nakş-ı âzam var ki, o da insandır” buyurarak insanın…

Gizli Şirk

İ’lem Eyyühel-Aziz! Enaniyetten neş’et eden şirk-i hafî katılaştığı zaman, esbab şirkine inkılab eder. Bu da devam ederse, küfre tahavvül eder. Bu dahi devam ederse, ta’tile yani hâlıksızlığa incirar eder. El’iyazübillah!..   Açıklama: Şirk-i hafi, yani gizli şirk genellikle riya için kullanılıyor. Yani, bir işte Hakk’ın…

Kul hakkının sosyal boyutu

Maddenin ön plana çıktığı, menfaat kavgalarının hep maddede yoğunlaştığı bu dehşetli asırda, “kul hakkı” denilince de öncelikle kişinin malına ve bedenine verilen zararlar hatıra geliyor. Halbuki, kul hakkının en geniş ve en önemli boyutu onun manevî hukukunda kendini gösterir. Bir adamın elbisesini bıçakla çizip parçalamakla,…

Birlikte tecelli

“Bir iş, bir işe mâni olmuyor.” Sözler Bir mimar, köprüsünü yaparken, ötede çeşmesi onun yolunu bekler. Han ile uğraşırken hamamı ihmal eder. Bir işi tamamlamak için berikini yarım bırakmak, birisiyle uğraşırken ötekileri ihmal etmek durumundadır. Çünkü insan her şeyiyle sınırlı, her cihetle âciz ve bütün…

Hiç düşündük mü?

Bugün dünyaya gelen, meselâ, ikiyüzbin çocuk varsa, bir o kadar çocuk da doğumlarına bir gün kalmış vaziyette rahimlerde bekleşmede… Bir başka grubun doğumuna üçgün, diğerlerinin bir hafta, bir kısmının bir ay, daha başkasının beş ay ve nihayet bugün rahimlere düşenlerin ise tam dokuz ayları var….

Altıncı İ’lem: Lafızların tebeddülüyle mana tebeddül etmez, bâki kalır. Kabuk parçalanır, lüb bâki ve sağlam kalır.

İ’lem Eyyühel-Aziz! Lafızların tebeddülüyle mana tebeddül etmez, bâki kalır. Kabuk parçalanır, lüb bâki ve sağlam kalır. Libası yırtılır, cesedi sağlam, bâki kalır. Cesed ölüp dağılırsa da ruh bâki kalır. Cisim ihtiyarlanırsa, enaniyet genç kalır. Çokluk, cemaat dağılır amma, vâhid-i ferd bâki kalır. Kesret bozulur, vahdet…

1 4 5 6 7 8 14