Gerçek Kıymetimiz

İnsanın gerçek kıymeti, “Allah’ın ahsen-i takvîmde yarattığı en güzel ve en mükemmel mahlûk” olmasındadır.  İman etmekle bu büyük kıymetin farkına varan insan, kendinde tecellî eden İlâhî isimlerin her birini düşündükçe hem Rabbine şükreder, hem de Allah katındaki  kıymeti bu tefekkürle daha da artar.

Allah’ın ihya (hayât verme) fiilinin ve Muhyi (hayâtı veren) isminin de yine en güzel ve mükemmel şekilde insanda tecellî etmesi insana ayrı bir kıymet kazandırır. Balıklardan, aslanlara, cinlerden meleklere kadar bütün canlılara hayât ihsân eden Allah, bu en büyük ni’metini, en mükemmel şekilde insanda sergilemiştir.

Keza, rızıklandırma fiili ve Rezzâk ismi de en ileri derecede insanda icra edilmiş ve kendini okutmuştur. İnsana ihsân edilen rızıklar saymakla bitmez. Bazı hayvânlar, miktar olarak,  insandan daha fazla yeseler bile, bu kadar çeşitli ve lezzetli ni’metler hiçbir hayvâna ihsân edilmemiştir.

Bir bütün olarak bedeninin ve ona takılı her bir organının şekline bakan mümin, Allah’ın tasvir fiilinin ve Musavvir isminin en mükemmel olarak bu bedende tecellî ettiğini düşünür. Anne rahminde kendinden hiç haberi yokken, iç içe karanlıkların ötesinde ona bu mükemmel bedenin ihsân edilmesinden dolayı  kalbi şükür ve minnet duygularıyla dolar.

Diğer esmâ-i İlâhiyeyi de aynı şekilde düşündüğümüzde, her bir ismin tecellîsiyle insanın ayrı bir şeref kazandığını ve ayrı bir kemâl bulduğunu anlar ve Rabbimize esmâ-i İlâhîyenin tecellileri sayısınca hamd ve şükrederiz.

Biz İlâhî sanatlardan ancak gözümüze çarpan ve nazar sahamıza girenleri bir derece tefekkür ediyor ve Allah’ın ne kadar büyük ve üstün bir sanatı olduğumuzu anlamaya çalışıyoruz. Rabbimizin çok daha derin ve ince sanatlarını göremiyoruz.

İlgili bilim adamlarımızın kendi sahalarında verdikleri örnekler herkesi hayretler içinde bırakıyor. Bin defa büyütüldüğünde ancak küçük bir nokta kadar görülebilen bir hücrede,  beş bin tane gen bulunduğunu ve yine insanın her hücresinde bütün organlarının mânevî  planının mevcut olduğunu dinlediğimizde Allah’ın sonsuz kudreti gibi sonsuz ilim ve hikmetine de akıl erdiremeyeceğimizi çok iyi anlıyoruz.

İnsanın gerçek kıymeti, rûhunun melekleri çok gerilerde bırakan istidatlarla donatılmış bulunmasında  ve onun hanesi olan bedeninin, yaklaşık, yüz trilyon hücreden yapılmış bir kudret ve hikmet mu’cizesi olmasında aranmalıdır. İnsanın makam ve servet yönüyle başka insanlardan üstün olması ve onların nazarında büyük  addedilmesi, bu gerçek kıymet yanında kayda değmeyecek kadar küçük ve önemsiz kalır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.