Daimî olan bir Zât’ın zikrine devam eyle ki, devam bulasın.

İ’lem Eyyühel-Aziz! Nefs-i nâtıkanın en yüksek matlubu devam ve bekadır. Hattâ vehmî bir devam ile kendisini aldatmazsa hiçbir lezzet alamaz. Öyle ise ey devamı isteyen nefis! Daimî olan bir Zât’ın zikrine devam eyle ki, devam bulasın. Ondan nur al ki sönmeyesin. Onun cevherine sadef ve zarf ol ki kıymetli olasın….

EL-FETTÂH

“Rahmet ve rızık kapılarını açan.” “Zorlukları kolaylaştıran.” “Hidayetiyle kalplere iman ve marifet kapılarını açan.” “Eğer o ülkeler halkı inansalardı ve korkup sakınsalardı, gerçekten üzerlerine hem gökten, hem yerden (sayısız) bolluklar (bereketler) açardık; ancak onlar yalanladılar, biz de onları kazandıkları nedeniyle yakalayıverdik.”(A’râf Sûresi, 7/96)   Bir milyondan fazla hayvan türü ve…

İnsanın bir ferdi, sair hayvanatın bir nev’i hükmündedir.

“İnsanın bir ferdi, sair hayvanatın bir nev’i hükmündedir.”  Lem’alar İnsan garip bir varlık… İki insan aynı manzarada farklı şeyler hissediyor, aynı kitaptan ayrı mânâlar süzüyorlar. Aynı kâinatı değişik değerlendiriyor ve insanlığa birbirinden çok uzak mânâlar veriyorlar. Nur Külliyatından bir hakikat dersi: “İnsanın bir ferdi, sair hayvanatın bir nev’i hükmündedir.” Bir…

Güzel gören güzel düşünür.

Eser Nur Külliyatından Mektûbat idi ve Arif Beyin işaret ettiği sayfada şunlar yazılıydı: “Evet mevcudatın hiçbir cihette Vâcib-ül Vücud’a karşı hakları yoktur ve hak dava edemezler; belki hakları, daima şükür ve hamd ile, verdiği vücud mertebelerinin hakkını eda etmektir. Çünki verilen bütün vücud mertebeleri vukuattır, birer illet ister. Fakat verilmeyen…

Her musibetin altında Allah’ın nice rahmet cilveleri vardır.

Arif Bey, çenesini iki avuç arasına alarak bir süre bekledi: — Gündüz bizzat güzeldir, gecenin de kendine göre ayrı bir güzelliği vardır. Biri uyanıklığı diğeri uyumayı andırır. İkisine de ihtiyacımız olduğu açık değil mi? Öte yandan, sıhhat bizzat güzeldir, hastalık ise neticesi itibariyle güzel. İnsanın muhatap olduğu hadiseler de ya gece…

Kaderin her şeyi güzeldir, hayırdır…

Arif Bey gençlerin hayret dolu bakışları altında şöyle sürdürdü konuşmasını: — Bir örnek daha vereyim, dedi. Evimizdeki eşyadan her birini bir başka mağazadan satın almışızdır. Çünkü, bunların her biri ayrı bir sanayi dalının ürünü. Koltuk, avize, halı, bilgisayar, buzdolabı… Bunların arkalarında ayrı fabrikalar, farklı tezgâhlar var. Ama bakın, kâinattaki icraatlar…

Kafir, iradesini kullanarak kafir olmuştur

“Günah işlendiği zaman kalpte bir kara leke hasıl olur. Eğer sahibi pişman olur, tevbe ve istiğfar ederse, kalp yine parlar.” Şirk ise en büyük günah: “Allah kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz; bundan başkasını (sair günahları) dilediği kimse için bağışlar.” (Nisa Sûresi,48) Bu hadis-i şeriften ve âyet-i kerimeden anladığımıza göre, kalbi…

Niyaz

“Dua bir ubudiyettir. Ubudiyet ise semeratı uhreviyyedir.” Mektûbat   Âlemlerin Rabbi, semâ âlemini de arz âlemini de insana göre ve insan için terbiye etmişti. İns ve cinne hak yolu, doğru yolu, kendine vâsıl olan yolu göstermek üzere inzal buyurduğu Kur’an-ı Kerim’i de “âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd” ile başlıyordu. Fâtiha…

ER-REZZÂK

“Maddî ve manevî her türlü rızkı ve bu rızıklara muhtaçları yaratan.” “Canlıların rızkını dilediği şekilde veren.” “Hiç şüphesiz, Allah Rezzak’tır; O, kuvvet sahibi, Metîn’dir.”   (Zâriyât, 51/58)   İnsan denilince, ruh ve beden birlikte düşünüldüğü gibi, rızık denilince de hem maddî, hem de manevî rızıklar hatırlanmalıdır. Bununla birlikte, genellikle, rızık…

Ya her şeyi Allah yaratmıştır ya da…

İ’lem Eyyühel-Aziz! Halk-ı eşya hakkında “mûcibe-i külliye” sâdık olmadığı takdirde “sâlibe-i külliye” sâdık olur. Yani ya bütün eşyanın hâlıkı Allah’tır veya Allah hiç bir şeyin hâlıkı değildir. Çünki eşyanın arasında muntazam tesanüd ile halk ve yaratmak, tecezziyi kabul etmez bir külldür, bâziyet yoktur. Ya mûcibe-i külliye olacaktır veya sâlibe-i külliye…