O’nun Kudretine Nisbeten

“…   Vâcib-ül Vücud’un kudretine nispeten, yakın-uzak, az-çok, küçük-büyük, ferd-nev’, cüz’-küll aralarında fark yoktur.” Mesnevî-i Nuriye 

Sadece “sonsuz” kavramını bile iyi düşünsek, bu gerçeği rahatlıkla anlarız. Sonsuza göre, az-çok, büyük-küçük farkı yok. Sonsuzdan “bin” de çıkarsanız, “yüz milyar” da çıkarsanız sonuç yine sonsuzdur. Aslına bakılırsa, sonsuzdan bir şey çıkmaz; biz çıkardığımızı sanırız; o ise sonsuz olmaya devam eder.

Allah’ın bütün sıfatları sonsuzdur; ne kadar mahlûk yaratırsa yaratsın, o sıfatlarda hiçbir değişiklik olmaz.

“Vâcib-ül Vücud’un kudretine nispeten” ifadesi büyük önem taşıyor. Yanılmaların çoğu, kâinattaki akıl almaz icraatları düşünen kişinin, onları kendi güç ve kuvvetini ölçü olarak düşünmesinden kaynaklanıyor.

Adam soruyor:

“Cenâb-ı Hak her yerde hazır ve mekândan da münezzeh diyorsunuz, bu nasıl oluyor?”

Kendisi söylemese de bu sorunun altında yine aynı hatanın yattığını görüyoruz:

Kendini ölçü almak.

Yani, soru sahibi “Bu nasıl olur?” diyor, “Halbuki ben bir anda ancak bir yerde bulunabiliyorum.”

Düşünmüyor ki, kendisi katı, maddî ve kesif bir varlık. Allah’ın ise bir ismi Nur, bütün sıfatları ve isimleri nuranî…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.