“Kahvelerimizi içerken ben de bu konuda hatırıma gelen bazı sorularımı sorayım. Hem sen de biraz dinlenmiş olursun.” “Öyle düşünme,” dedi Salim bey, “ben bir yorgunluk hissetmiyorum. Aksine size faydalı olacağım ümidiyle konuşmaktan zevk duyuyorum. Sorularına gelince, bir daha görüşmeyecekmişiz gibi her şeyi bir kerede sorup…
Yazar: yusuf
Salim Bey’in Gelişi
O gece geç saatlere kadar oturdu. Yatağa girdikten sonra da uzun süre gözünü uyku tutmadı. Sabahleyin yarı yorgun bir halde mağazaya gitti. Saat on sularında içeri giren birisi bakışlarını raflarda dizili mallarda değil, personel üzerinden dolaştırmaya başladı. Birisini arıyor gibiydi. Göz göze geldiklerinde birbirlerini hemen…
Bu akışın sırrı neydi?
İçinde bir sıkıntı vardı. Sebebini bilmiyordu. Gündüz can sıkıcı bir olay da geçmemişti başından. İşleri hep yolunda gitmişti. Ama yine de sıkıntılıydı. Okuduğu son romanın etkisinde de kalmış olabilirdi. Fazla oturamadı. Evdekilere “Ben gidiyorum.” demesiyle kapıyı açıp kendini dışarı atması bir oldu. Sokakta gezinen insanlara…
Beşinci İ’lem: Bir incir tohumunu tavırdan tavıra hıfzeden, devirden devire himaye eden …
İ’lem Eyyühel-Aziz! Bir incir tohumunu tavırdan tavıra hıfzeden, devirden devire himaye eden, inhilâlden vikaye eden ve o tohumda incir ağacının teşkilâtına lâzım olan esasları kemal-i ihtimam ile muhafaza eden, elbette ve elbette, halife-i arz ünvanını alan nev’-i beşerin a’malini ihmal etmez, hıfzeder.
Dördüncü İ’lem: Hevam, balık gibi küçük hayvanların yumurtalarını, haşerat ve nebatatın tohumlarını, pek büyük bir rahmetle, bir lütuf ile, bir hikmetle hıfzeden Sâni’-i Hakîm…
İ’lem Eyyühel-Aziz! Hevam, balık gibi küçük hayvanların yumurtalarını, haşerat ve nebatatın tohumlarını, pek büyük bir rahmetle, bir lütuf ile, bir hikmetle hıfzeden Sâni’-i Hakîm’in hâfiziyetine lâyık mıdır ki, âhirette semere veren ağaçlara çekirdek olacak a’malinizi hıfzetmesin, ihmal etsin? Halbuki sen hâmil-i emanet, halife-i arzsın. Evet…
Eşitlik Adalet mi? – 5. Bölüm
Arif Bey, çantasını açtı. İçinden üç tane dergi çıkardı. Başka bir şey de yoktu çantada: — Biliyorsun, dedi, her ay “İlim ve Araştırma” dergisinde bir yazım yayınlanıyor. Belki lâzım olur diye bunlarda üçünü yanıma aldım. Her üçüne de ilgi duyacağını tahmin etmiştim. Dergilerden birini seçti….
EL-AZÎZ
“En üstün ve şânı en yüce olan.” “Mağlûp edilmesi mümkün olmayan yegâne galip.” “Allah’ı, sakın elçilerine verdiği sözden dönen sanma. Gerçekten Allah Azîz’dir, intikam sahibidir.”(İbrahim, 14/47) Azîz, izzet sahibi demektir. İzzetin zıddı ise zillettir. Meselâ, acizlik bir zillettir, sonsuz kudret ise izzet makamıdır. Fakirlik de…
Rahmetin arşına çıkmak için, besmelenin bir miraç hükmünde olmasını nasıl anlamalıyız?
Arş bütün varlık âlemini kuşatmıştır. Rahmetin arşına çıkmak, İlahi rahmeti en azami tecellileriyle düşünmek demektir. Bunun yolu ise, her işimizi Allah adıyla, Allah için ve O’nun rızası dairesinde yapmamızdır.
İnsanın sima-i manevisinden maksat nedir, biraz açar mısınız?
İnsanın maddî siması, göz, kulak, ağız, burun gibi organlardan meydana geldiği gibi, insan ruhu da akıl, kalp, hafıza, hayal, hissiyat sahibidir. Bunların harika bir şekilde bir araya gelmeleriyle manevî bir sima ortaya çıkar. Bu sima için bir başka risalede “Terkib içinde besatet” ten söz edilir….
Bu gün türlerin sayısı milyonu geçmiş bulunuyor. Üstadımız ise 400 bin muhtelif taifeden söz ediyor. Bu meseleyi nasıl anlamamız lazım?
Nur Külliyatı bir fen kitabı değildir. Fenlerden bahsetmesi, Kâinat kitabındaki hikmetleri, manaları Allah namına okutmak içindir. Yani, fenni meseleleri davasına delil olarak kullanır. Bu bilgilerden fen namına değil, Allah’ın ilmine, hikmetine ayna olmaları yönüyle söz eder. Hakikat bu olunca “dört yüz bin” ifadesiyle türlerin gerçek…