“Tevhid ve vahdette cemâl-i İlâhî ve kemâl-i Rabbanî tezahür eder.” Şualar Bu hikmet dolu cümle bize küllî tefekkür dersi verir. Söz konusu cümlenin devamında bu küllî tefekküre üç tane harika misâl verilir: Şifa, rızık ve hidayet. Bu nimetler, tek bir insan için düşünüldüğünde de yine Allah’ın Rezzak olduğunu, Şâfî olduğunu ve…
YENİ BAKIŞ AÇISI
Ertesi gün mağazaya vardığında, kendini biraz farklı hissetmeye başlamıştı. Çalışanlarına karşı bakışı değişmişti: Onlar da Allah’ın birer kuluydular. Onlar da sonsuz aciz ve fakirdiler. Onların da önlerinde hastalıklar, sıkıntılar ve ölüm vardı. Onlar da ebediyet yolcusuydular. Onlarla patron-müşteri ilişkisinin çok ötesinde ortak noktaları vardı. Hepsi Allah’ın kulu ve ahiret yolcusuydular….
Hitab-ı iyyakena’büdü demekle, herkese kâfi gelmeyen; kesret-i mahlûkattaki vahidiyet tecellisini nasıl anlamalıyız?
İlahî sıfatların tasarrufu altında bulunan sonsuz mahlukatı ne bilmemiz mümkündür ne de hayal etmemiz. Genlerden, atomlardan, arşa, lehv-i mahfuza, melekler alemine, henüz ışığı dünyamıza ulaşmamış yıldızlara kadar bütün bu varlıklar Allah’a ibadet halindedirler, Onun emri dairesinde hareket eder, vazife görürler. Bütün bunları tasavvur etmek ve bunların tamamı namına “iyyakena’büdü” demek…
EL-HÂLIK / EL-BÂRİ
Hâlık: “Eşyayı bir takdir ve ölçü ile yaratan; yoktan var eden.” Bâri’: “Eşyayı muhtelif şekiller ve suretlerle birbirinden mümtaz surette yaratan.” “Her varlığı, bir misali olmaksızın var eden.” “O Allah ki, Hâlık’tır, Bâri’dir, Musavvir’dir. En güzel isimler O’nundur.” (Haşr, 59/24) Bütün varlık âlemi bu iki ismin tecellileriyle doludur. Bir vişne çekirdeğinde…
Zerre’den: “Şu kısa, fâni ömrünü fâni şeylere sarfetme ki, fâni olmasın. Bâki şeylere sarfet ki, bâki kalsın.”
İ’lem Eyyühel-Aziz! Senin iktidarın kısa, bekan az, hayatın mahdud, ömrünün günleri ma’dud ve her şeyin fânidir. Öyle ise, şu kısa, fâni ömrünü fâni şeylere sarfetme ki, fâni olmasın. Bâki şeylere sarfet ki, bâki kalsın. Evet yaşadığın ömürden dünyada göreceğin istifade ancak yüz sene olur. Bu yüz sene ömrünü yüz tane…
Bir kader sohbeti (İkinci kitap – İkinci bölüm)
Çetin, o gece neşesinden saatlerce uykuya geçemedi. Birkaç kez yataktan kalktı. Bir süre oyalandı, biraz kitap okudu. Kesinlikle kararını vermişti. Bundan sonra çok okuyacaktı. Bunu fikir münakaşalarında yenik düşmemek için değil, fikir sahibi olmak için yapacaktı. Ve kaderden başlayacaktı… Bu konuda çok eksiği olduğunu, Arif Beyle konuştuktan sonra çok daha…
EL-MÜTEKEBBİR
“Büyüklüğünü her şeyde ve her hadisede gösteren.” “Kibriya ve azamet kendisine mahsus olan.” “Her şey, nezdinde hakir bulunan.” (Gazâlî) “O …Azîz’dir, Cebbâr’dır, Mütekebbir’dir.”( Haşr, 59/23) Büyüklüğünü göstermekle, ‘büyüklenmek’ farklı şeylerdir. Sonsuz derecede aciz ve fakir olan insanoğlunun, büyüklenmeye kalkışması, onun hakkında kötü bir sıfat olur. Allah, insanların anladığı mânâda büyüklenmekten…
Nur ve kuvvet-II
Hissetme, anlama ve iman… İnsan ruhuna ulviyet kazandıran üç ayrı hâdise. Hissetme, meselâ görme ile anlama arasında bir yönüyle benzerlik var. İkisinde de kavrama, içine alma, her yönüyle ihata etme, kaplama vardır. İnsan bir çiçeğe baktı mı, onun görüntüsü bütünüyle gözde teşekkül eder; âyineye akseden resim gibi. Ve insan, bir…
“İyyake na’büdü ve iyyake nestain”de; “Biz yalnız sana ibadet ederiz ve ancak senden yardım dileriz.” ifadesinde neden çoğul kipi kullanılmıştır?
Bu konuda risalelede müstakil bir bahis vardır. Özet olarak: İnsan tek başına da namaz kılsa, “na’büdü, nestein” (ibadet ederiz, yardım dileriz) derken bütün müminleri kastedebilir. Ayrıca, kâinattaki canlı-cansız her varlık kendisine verilen görevi eksiksiz yerine getirmekle Allah’a ibadet etmektedir. İnsan bunları da hayalen nazara alıp o mahlûkat kafileleri namına “na”büdü,…
Zerre’den: İnsan, âlemin küçük bir fihristesidir…
İ’lem Eyyühel-Aziz! Bir insanı yaratan Hâlık’ın, âlemi müştemilâtıyla beraber yaratmasında bir bu’d, bir garabet yoktur. Zira bir insanın yaratılışı, içerisinde bulunan eşyanın yaratılmasından ibaret olduğu gibi, âlemin de yaratılışı müştemilâtının yaratılışından ibarettir. Ve keza insan, âleme bir enmuzec ve küçük bir fihristedir. Çünki kavunun hâlıkı, çekirdeğinin hâlıkından başkası olması mümteni’dir….