İman ile hayatı hayatlandırmak

“Hayatın lezzetini ve zevkini isterseniz, hayatınızı imân ile hayatlandırınız ve ferâizle zînetlendiriniz ve günahlardan çekinmekle muhâfaza ediniz.” SÖZLER Bu dünya gölgeler âlemi; ahiret asıl… Bu dünya fanilik beldesi; ahiret baki… Bu dünya bir imtihan meydanı ve ahiret tarlası; sonuçlar ötede alınacak, mahsuller orada derlenecek. Dünyanın mahiyetini böyle bildiğimizde, ondan bekleyeceğimiz…

SIRAYLA DEĞİL BİRLİKTE

Cenâb-ı Hakk’ın, yaratma, hayat verme, şekillendirme gibi İlâhî fiillerinden her birinin icraatı küllîdir; yani o fiile muhatap olan fertlerin tümünün işleri, sırayla değil, birlikte görülür. Örnek olarak, “rızık verme” fiilini alalım. Bu fiil küllîdir; rızıklanan her canlı ise o fiile mazhar olmuş cüz’i bir ferttir. Bugün için bir milyon altı…

İLİM Mİ, HURAFE Mİ? 

Nur Küliyatında geçen şu cümlede çok ince bir hikmet ve rahmet tablosu sergileniyor: “Toprağın, kudret-i Rabbâniye ile nebâtâta analık edip yetiştirdiği gibi, kudret-i İlâhiye ile taş dahi toprağa dâyelik edip yetiştiriyor.” Bu cümleyi okuduğumda, bir anda Otuz Üçüncü Söz’deki, “Mayi haline gelen bir madde-i seyyaleden, taş ve taştan toprak halkedilmiş”…

Gerçek Sebep

Günler birbirini kovalıyor, haftalar, aylar akıp gidiyordu. Yılmaz bey, artık akşamlarını hep okumaya ayırmıştı. “Çocuk her organıyla büyür, ben de İslam’ı bir bütün olarak düşünmeli, hayatımın bütün safhalarını ona uydurmayı başarmalıyım.” diyordu. Yine de en fazla ilgi duyduğu konu, ibadet idi. Bir defasında, “Niçin namaz kılıyoruz?” başlıklı bir yazı gözüne…

İman ile gayb arasındaki münasebeti nasıl anlamalıyız? Gayb’tan maksat nedir?

Soru 1- İkinci sözün başındaki ayette Cenab-ı Hak: “O takva sahipleri öyle kimselerdir ki, gayb’a iman ederler” buyuruyor. Burada, a-      Takva sahiplerinin, gayb’a iman etmeleri bir özellik olarak nazara veriliyor niçin? b-      İman ile gayb arasındaki münasebeti nasıl anlamalıyız? Gayb’tan maksat nedir? Cevap: Takva üçe ayrılıyor. Şirkten takva (Allah’a ortak…

Kâbeye Dönen Yüz

Bir gün, akşam namazını kılmak üzere yüzünü kıbleye döndü, tam tekbir alacakken, kafasına bir soru takıldı: “Allah, mekândan münezzehti; bütün mekânları o yaratmıştı. O halde, Onun huzuruna çıkmak isteyen bir kul, yüzünü niçin Kâbe’ye dönüyordu? Namazdan sonra ansiklopediye baktı. Kâbe maddesinde şu bilgilere ulaştı: Kâbe ilk mescit idi. Hz.İbrahim’le oğlu…

Fikir Yoğunluğu

Yılmaz bey bir süre Salim beyin verdiği kitapları okudu. Bu güne kadar hep roman okumuştu. Fikir yoğunluklu kitaplarla ilk defa tanışıyordu. Hayal kurmalar, yerini  düşünmeye ve kafa yormaya bırakıyordu. Her günü bir başka düşünce ikliminde geçiyor, her gün ayrı bir terakki kapısı buluyor, içeri giriyor ve bir daha çıkmak bilmiyordu.    

Meleklerin Secdesi

Bir yanda Peygamber Efendimiz (asm.) ve ona vahiy getiren Cebrail… Onların hemen arkasında insanlara hidayet yolunda rehberlik eden peygamber varisi büyük âlimler ve mürşitler. Karşı tarafta, insanlara hak ve hakikatin kapısını kapamayı meslek edinmiş şeytanlar ve onların izinde giden insanlık düşmanları ve hidayet engelleri… Firavunlar, nemrutlar… Ve insan, Allah’a ibadet…

Tecelliyle çalışmak

“Şeriat ve sünnet-i seniyyenin ahkâmları içinde cilveleri intişar eden Esma-i Hüsnanın herbir isminin feyz-i tecellisine bir mazhar-ı câmî olmağa çalış.”  Sözler   Üstad Bediüzzaman Hazretleri, “nasıl esmada bir ism-i âzam var, o esmanın nukuşunda dahi bir nakş-ı âzam var ki, o da insandır” buyurarak insanın bütün isimlere âyine olduğunu beyan…

1 4 5 6 7 8 28